0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
17
Okunma
Şehadetçi
Şehadetçi sadece şehadeti cennete yeterli gören.Tevhid inancı büyük nimet ama tevhide uyumlu olmayan duygulara-düşüncelere buğzet
İslamı budayanlr kimler mi...İslamı budama...Kur’ancı Kur’anı budar...Mezhebçi budar...Tariktçi udar...İslamın şartı beştir diyen de...bir zorlama mı oldu neden islamı budadın demez mi Allah
Cennet tabaka tabakadır bunlar Firdevs, Adn Cennet`i, Nâim Cennet`i, Daru`l-Huld, Me`va Cennet`i, Daru`s-Selâm ve İlliyyûn`dur. Bu tabakalardan her birinde, müminlerin yaptıkları iyi işler karşılığında girecekleri veya yükselecekleri derece veya mertebeler vardır (el-Beydâvî, Envâru`t-Tenzîl, Beyrut (t.y.), I, 119).
Evet...Günah ve sevaplar tartılıp sevaplar ağır geldiğinde kişinin günahları bağışlanır ve bu kişi doğrudan cennete girer. İyilikler fazla, kötülükler az olursa o kimse ehl-i necat olur. Tersi ise, azaba müstahak olur. Fakat Allah, rahmeti ile yine affedebilir
Fatır/33:(Onların mükâfatı), içine girecekleri Adn cennetleridir. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Orada giyecekleri elbiseleri de ipektir.
﴾Ankebut/2﴿ İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, “İman ettik” demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?
﴾3﴿ Andolsun ki biz, onlardan öncekileri de sınamıştık. Allah, elbette doğru olanları ortaya çıkaracaktır; kezâ O, yalancıları da mutlaka ortaya çıkaracaktır.
Tefsiri:
Putperestlerin başta Bilâl-i Habeşî, Ammâr ve Yâsir gibi kimsesizler olmak üzere, müslümanlara uyguladıkları baskı ve zulümlerin dayanılmaz noktalara ulaştığı Mekke döneminin sonlarında inen bu âyetler, gerçek mümin ve müslüman olmanın anlamını ve şartlarını ana çizgileriyle ortaya koyması bakımından büyük önem taşımaktadır. Buna göre insanların sorumluluklarını yerine getirmiş sayılmaları, dolayısıyla gerçek mânada müslüman olmaları için yalnızca “inandık” diyerek sözlü bir iman ikrarında bulunmaları yeterli değildir. Asıl dindarlık, Allah’ın insanları inançları uğrunda bazı güçlüklerle imtihan ettiğinde ortaya çıkar.
İbn Atıyye’nin de ifade ettiği gibi (IV, 305) her ne kadar bu âyetlerin, belirtilen tarihsel bağlamla ilgili olarak indiği kabul edilirse de içerdiği anlam ve mesaj süreklidir, evrenseldir; kapsamı da insanoğlunun karşılaşabileceği yoksulluk, hastalık, ölüm, savaş gibi bütün acı olayları, hatta yerine getirmek zorunda olduğu ödev ve sorumluluklara katlanmayı da içine alacak kadar geniştir. 3. âyette geçmiş çağlardaki toplulukların da bu tür fitnelerle imtihan edildikleri, yani düşmanlarının baskı ve zulümlerine mâruz kaldıkları belirtilmek suretiyle bu âyetlerin evrenselliğine işaret edilmiştir. Buna göre iyilikle kötülük, iyilerle kötüler, müminlerle münkirler arasındaki çatışma insanlık tarihinin sadece bir döneminde yaşanıp bitmiş bir olgu değildir; aksine bu “sünnetullah”tır, yani Allah’ın sürüp giden şaşmaz bir yasasıdır (Şevkânî, III, 221); başlangıcından sonuna kadar dünya hayatı bireyler için olduğu kadar topluluklar için de bir imtihan alanıdır. Nitekim müslümanlar, ilk zamanlarda olduğu gibi tarihin sonraki dönemlerinde de sıkıntılar yaşamışlar, inançlarını ve kutsal değerlerini yok etme hareketleriyle karşılaşmışlardır. Günümüz müslümanları da aynı durumu ağır bir şekilde yaşamaktadırlar; tarihin gelecek dönemlerinde de bu tür tehlikelerle karşı karşıya kalabileceklerdir. Şu halde bu âyetler sadece ilk müslümanları değil, her dönemdeki bütün inançlı insanları, –sadece “inandım” demekle yetinmeyip– kişisel ve toplumsal varlıklarına, değerlerine, hak ve özgürlüklerine, ülkelerine ve bağımsızlıklarına sahip çıkmaya; bu uğurda özveride bulunmaya, zorluklara ve acılara katlanmaya çağırmakta; doğrularla yalancıların, yani gerçekten mümin ve müslüman olanlarla sözde müslümanların bu şekilde ortaya çıkacağını, bunların Allah katındaki değerlerinin de bu imtihandaki başarı derecelerine göre belli olacağını ifade etmektedir.Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 252-253
Şehadetlilerin yaptıklarını müşrikler yapmıyor işte şehadetli Esed ne yaptı öldür öldür kaç...Kısas var İslamda.Rusya verirse idam cezası da suriyeye gelirse...Esed idam edilecek...şehadet bu adamı kurtaracak mı...Allahu A’lem bu adam şeytanın yanında olacaktır...tevbesizlik affedilmez bu varlık TEVVABIN yarattığı bir varlıktır...tevvab tevbe ister...A-Z"yedir ...Tebelerimiz şeytanın hiç tevbesi yok cehennemde tevbeli oluruz eşitolmak yok tebede de denklik yok ne ilimdene de diğer esmalardan paylarda nimetlerde denklik yok ama yükümlülğümüz kadar tevbe edeceğiz...aklımız kadar yani ...nankörüz aklı kullanmayız...ama cehennem nankörlüğü yakacak ve tevbe edeceğiz...dünyada da acılar kadardır nankörlerin tevbesi...ihlasıların tevbesi de bilinçleri kadardır...
Şehadetçi olma mürtedsin belki... İslam’ın "temel bir inanç veya akidesini" inkâr edenler de mürtedliğe dahildir.