31
Yorum
45
Beğeni
5,0
Puan
298
Okunma
Bir Aralık günü gelmişim dünyaya,
seninle tanışalı kaç ömür geçti annem.
Yüzümdeki her çizgide
ellerinin izi var sanki.
O merhametli ellerin…
narin, sevecen, yorgun ama hiç vazgeçmeyen.
Yokluğa rağmen,
çileli yıllara rağmen
koca adam ettin bizi.
Bir yuvadan ibaret sandık çocukken seni,
meğer dünya senmişsin annem.
Uçuralı hayli oldu o güzel yuvandan,
ama sen hep aynı cümlede kaldın:
“Ben mutlu olurum, siz mutlu olun.”
Ne zaman başımız sıkışsa,
ne zaman içimiz daralsa
küçük bir bebek gibi
“annem” deyişimiz ondandır.
Bak şimdi…
torun torba sardı etrafını,
sevincin çoğaldı,
ama yükün hiç azalmadı.
Bizim mutluluğumuz oldu senin bayramın.
Yemedin yedirdin,
içmedin içirdin,
kendi payını hep sustun.
Hepimiz birer anne baba olduk şimdi,
ama sen…
sen hâlâ bizim annemizsin.
Hâlâ
“Acaba ne yedi, üşüdü mü?” diye düşünen,
uzaktan bile kollayan.
Varlığımın kökü sensin annem,
bizim varlığımıza adanmış bir ömür.
Adı konmamış bir dua gibisin,
sessiz ama kabul.
Ah annem…
Bir ömür yetmedi sana teşekkür etmeye.
ALİ RIZA COŞKUN
Bütün annelere hürmetle...
--------------------------------------------------------
Dost Kaleminden;
Anne misiniz?
Cenneti de, Cehennem mi de,
Bu Dünyada sırtlanmışsınız!
Öteki Dünyaya gerek yok...
Bir günlücükleri Cennet,
Ayaklarına taş deyse,
Cehennemi yaşarsınız!
Bu ödül ve ceza,
Ömür boyu sürer gider...
Sadegül Kılıç
5.0
100% (33)