15
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1203
Okunma

Bir tango mesafesi
sarılmış başaklar
geç zamanların artığı akşamlarda
vaadedilen bir sevdanın
dudakta kalan bu izi
vatanım olur, bilesin
tan, kızıla
bürünür ya nasılsa…
aç bir akşamın yolunda
yüksünme...
saçının tellerini ağlat,
içimde yeşeren
aşkın titreyen nefesiyle,
ki sensen gelecek olan
koyverdim ellerini
yolcula kendini bozkırıma
vakit varken, dirime gelsin
kâinat,
içinde biriktiği şu heyulayla
meydan okurmuş ömre
bize ne…
gözleri senden
buklesi, gülüşü tenden
sehere çeyrek zamanlı
bir dünya
pınarlarımda doğup
kirpiklerinde yürüsün…
sen yol ver
menfur imkânsızlığa
değil mi ki imkân
ellerinin ayasında,
söndür madem başucu lambanı
söndür ki bu dar vakit,
yanık yorgan altlarında
kıpırtısız uyusun…
kaleme ateş düşüren
kaç şehir bulursan bul
içimin girdaplarında
alı moruna vurmuş
saatler kurmuşken ben
bir de hasret
bir de yol
bir de…
bir de ayrık otu dikmişken,
geceyi aydınlatmaya aciz
sokak lambalarının üveyliğinde,
yine de, ille de
boz güzüme yanan hazan bağlarını
alaca körlüğümün
bitimsiz rüyalarından…
.........asran
5.0
100% (1)