6
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
257
Okunma

Gece en çok bana yakışıyor artık. Sessizlik konuşmadığım her şeyin yerini dolduruyor. Aynaya her baktığımda yüzümü değil, yaşadıklarımı görüyorum. Gözlerimin altında uykusuzluk değil, inanmışlığın yorgunluğu var.
Ben birini severken bütün kapıları kapatırım. Kalbimde tek bir kişilik yer açarım. Öyle yarım sevmem, ihtimalli hiç sevmem. Ben severken ihtimalleri öldürürüm. Meğer ben tek kişilik severken, hayat beni kalabalık bir yalana inandırmış.
Bir gün değil… bir bakışta anladım. İnsan bazen gerçeği duymadan da hissediyor. İçime bir soğukluk çöktü önce. Sonra mideme bir taş oturdu sanki. Adını koyamadığım bir uzaklık büyüdü içimde. Ben susarken her şey bağırıyormuş meğer.
Ben aldatıldığımı bir itiraftan değil, eksilen sevgiden öğrendim.
Eskiden gözlerime bakarken yumuşayan bir ifade vardı. Sonra o bakışlar aceleci oldu. Dokunuşlar kısaldı. Cümleler eksildi. Ben hâlâ “yorgun” sandım, “dalgın” sandım… İnsan sevince gerçeğe değil, umuda inanıyor.
Ama umut da bir yere kadar direniyor.
Gerçeği öğrendiğim an bağırmadım. Ortalığı yıkmadım. Sadece içimde bir şey sessizce öldü. En acısı da buydu. Bir insanın içindeki sevginin ölürken çıkardığı sesi kimse duymuyor.
Ben o gün ağlamadım. Çünkü ağlasam kalacağımı biliyordum. Ben susarak gitmeyi seçtim. Gururum, kalbimden daha yüksek sesle konuştu ilk defa.
Sonra geceler başladı. Yastığa başımı koyduğumda gözlerimi kapatamıyordum. Çünkü gözümü kapatınca hatıralar açılıyordu. Gülüşler, sözler, hayaller… Hepsi birer yalan gibi diziliyordu karşıma. Ben en çok da kendime kızdım. Bu kadar temiz severken nasıl bu kadar kirli bir hikâyede kalmışım diye.
Ama zaman garip bir şey… İlk başta yarayı büyütüyor, sonra o yaranın etrafına kabuk örüyor.
Ben kırıldım, evet. Ama parçalarımı yerden toplarken başka bir şey fark ettim:
Ben hâlâ bendim. Onurum yerindeydi. Sevebilme gücüm yerindeydi. Kaybolan ben değildim. Kaybolan, beni hak etmeyen birinin hayatımdaki yeriydi.
Şimdi biri bana “yeniden sever misin?” diye sorsa korkarım belki… ama vazgeçmem. Çünkü ben yanlış birine denk geldim diye doğru hislerimden vazgeçmem.
Ben aldatıldım.
Ama ezilmedim.
Ben kandırıldım.
Ama kendimi kaybetmedim.
Şimdi içimde hâlâ bir sızı var, doğru. Ama o sızı bana şunu hatırlatıyor:
Ben bir zamanlar çok güzel sevdim.
Ve bir gün yine seversem…
Bu kez beni kaybetmeye cesareti olmayan biri olacak karşımda.
Funda Yılmaz
Aynaya bakıyorum
Yüzümde senin gölgen var
Gözlerimde susmuş bir fırtına
Dudaklarımda yarım kalan bir “niye”
Ben sana ömrümü serdim
Yollarına kalbimi serer gibi
Sen başka bir ele tutunurken
Ben hâlâ “biz” diyordum içimden gizli
Şimdi geceler benden yana değil
Duvarlar sırdaşım, yastık düşman
Bir kadın var içimde çığlık çığlığa
Ama gururumdan çıkmıyor sesim dudaktan
Nasıl yâr diyeyim sana şimdi
Adını ansam içim kanar
Ben seni kalbimin baş köşesine koydum
Sen beni bir hevesle harcar
Ellerin saçlarımdaydı bir zaman
Sözlerin yemin gibi inerdi kalbime
Meğer her “sadece sen”
Bir başkasına da söylenirmiş gizlice
Kadınlığımı incittin
Ama diz çökmedim önünde
Kırıldım, evet
Ama kırık yerlerimden güç sızdı içime
Ben yıkılmadım
Sadece seni kalbimden gömdüm sessizce
Bir daha “yâr” derken birine
Bin kere yanacağım belki içimde
Şimdi senden kalan
Bir isim bile değil dudaklarımda
Sadece ağır bir ders
Ve dimdik duran bir kadın karşında
Nasıl yâr diyeyim sana artık
Aşk buysa ben sustum
Sen kaybettin sevilmeyi
Ben acıyla bile büyüdüm
Funda Yılmaz
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.