1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
142
Okunma
hepsini, tek tek,
o kan lekeli mısraları,
gecenin astarında sakladığın
kırık kafiyeleri,
yıldızları söndürmüş imgeleri
topla da git.
Bukowski’nin bar masasından kalan
kirli peçetelere yazılmış
sarhoş itirafları da koy çantana,
kirden okunmayan..
’Aşk liman gibi yosun kokan
aşk teranelerini,
o yeşil mürekkeple ıslanmış
“seni seviyorum”ları da yırt
at üstüme, sonra çekil.
Rilke’nin sessiz çığlıkları gibi
çığlıklarımı duymadın..
Duino’dan beri taşıdığın
o ağır yalnızlık yükünü bırak
kapımın eşiğinde,
git, çünkü ben artık
kendi boşluğumda yankılanan
yabancı bir ses istemiyorum.
Şiirlerini al git,
Nâzım’ın aşka yazmış
çapkın dizeleri gibi-
Cemal Süreya’nın dudaklarında
yarım kalmış öpücük gibi duran
o son “git”ini,
hepsini topla,
rüzgârın dağıtamayacağı kadar
sıkı sar,
ve yürü.
Geriye sadece
kâğıt kokusu kalmasın,
mürekkep lekesinin acısı,
bir de
seninle başlayan
ve seninle biten
bu lanet olası şiir kırıntılarıını al git
ben kendiminkileri
yeniden,
çıplak bir gökyüzü altında
sıfırdan yazacağım.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.