2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
47
Okunma
Bir gülüşün vardı, insanın yönünü şaşırtan,
Bir nazın… kalbime usulca yerleşen.
Gözlerinle baktım hayata,
Dünya dediğin şey, sende başka bir dile büründü.
Gökyüzünü öğrendim kirpiklerinden,
Güneşi, yüzüne değdiğinde tanıdım.
Seni çizdim yere göğe,
Rüzgârın uğramadığı yerlere adını kazıdım.
Güneşin bile zor aştığı dağların tepesine
Bir ihtimal bıraktım: “belki bir gün.”
Bulutlara yükledim içimde kalanları,
Yağmur yağsa sen düşecek sandım.
Ne yapsam söyleyemedim sana sevdiğimi,
Dil başka sustu, içim başka bağırdı.
Kusura bakma, bu benim yenilgim,
İnsan en çok sevdiğine geç kalırmış.
Unutamadım seni,
Çünkü bazı vedalar hiç söylenmez.
Belki Yaradan’ın bana imtihanıdır bu,
Sevip de taşımayı öğrenmek.
İnsanı insan yapan şey
Konuşmak isteyip susabilmekmiş meğer.
Seni senden çok sevdim,
Adını içimde kendimden öne koydum.
Aşkımla şairliğe sığındım,
Çünkü susunca kalem konuşuyor.
Kâğıdımda sen,
Cümlelerimde yarım kalmış hâlin.
Yoksunluğun bile dolu içimde,
Boşluğun bile sen kokuyor.
Karanlık odalarda gülüşünü düşlemek ışık bana,
Geceyi sabaha bağlayan tek şey sensin.
Sessizlikte adını dinliyorum,
İçim sana doğru yürüyor her defa.
Bir hayalin bile
İnsanı hayatta tutmaya yetiyormuş.
Seni sensizlikte yeniden kurdum,
Olmadığın yerlerde var ettim.
Bir bakışını ömür yaptım,
Bir ihtimali kader sandım.
Yanına çıkıp “seni seviyorum” diyemedim,
Cesaretim gözlerine varınca dağıldı.
Ama bil,
İçimde kalan her kelime sana aittir.
Adını anmadan uyumadım hiç,
Sabahları yokluğunla kalktım.
Belki duymadın,
Ama kalbim seni sessizce değil,
Derinden sevdi.
Sen beni bilmeden ben ise seni senden çok severek yaşıcağız ruhlar ile sonsuza dek NAZLIM
5.0
100% (4)