5
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
234
Okunma

Kazananın Olmadığı Masa
Oda her zaman loştu. Ortada duran masanın üzerinde, zamanın tozunu yutan kadife bir örtü seriliydi. Orada kaç el oynandığını, kaç hamlenin boşa çıktığını kimse saymamıştı. Bir el, titreyerek zarları avucuna aldı. Bininci kez atıyordu; belki bu sefer o beklenen mucize gerçekleşir, sayılar zihnindeki o kusursuz düzene boyun eğerdi. Ama zarlar, her düştüğünde başka bir hüsranın geometrisini çiziyordu.
Masada bir rakip yoktu. Karşı sandalyede oturan sadece bir gölgeydi; bazen geçmişin pişmanlığına, bazen geleceğin kaygısına benziyordu. "Şah" dedi bir ses, odanın sessizliğini yırtarak. Ama hamle yapacak kare kalmamıştı. Bütün piyonlar devrilmiş, bütün kaleler yıkılmıştı. En iyi kartlar tam eline geçtiğinde ise, onları nasıl kullanacağını unuttuğu o garip felç anı gelip yerleşmişti göğsüne.
Fısıltılar duyuluyordu dışarıdan: "Hayat bir oyun, kuralına göre oyna."
Oysa kural dedikleri, başkalarının cebinde sakladığı as’lardan ibaretti. Kulaklarını tıkadı o seslere. Kalabalığın içinde kendi sessizliğini koruyabileceğini sanmıştı. Ta ki son zar durana, son kart masaya vurulana kadar.
Sonunda masadan kalkarken ellerine baktı. Ellerinde ne bir kupa vardı ne de bir kazanç. O an anladı; mesele zarların ne getirdiği ya da kartların ne olduğu değildi. Asıl oyun, masanın başında bekleyerek geçen o uzun yıllardı. Kendini bir oyuncu sanırken, aslında bu devasa kurgunun içinde bir piyon olduğunu fark ettiğinde, oda ilk kez aydınlandı. Kaybetmek, aslında o masadan özgürce kalkabilmekti.
Zar bende sanmıştım, meğer masa bendeymiş,
Gönül bir boş kuyuya bin umut ekmiş.
Vakit daraldı, şahlar çekildi sahneden,
Ruh yoruldu bu bitmek bilmez hamleden.
"Dünya bir sahne" dediler, alkışa kandım,
Kendi oyunumun asıl yabancısıydım.
As’ları saklayan ellere inat,
Ben kalbimi açtım, dediler ki: "Mat!"
İyi gelince şaşırdığım o tek el,
Anladım ki beklediğim değilmiş ecel.
Zarlar yalan söyler, pullar dökülür,
İnsan en çok kazandığı yerden bükülür.
Şimdi ne tahtım kaldı, ne de bir hamlem,
Kendi sesimmiş meğer en büyük perdem.
Kaybetmek değilmiş mesele, geç de olsa anladım;
Ben bu oyunu, sadece kendimi yenmek için oynadım.
Funda Yılmaz
5.0
100% (7)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.