21
Yorum
37
Beğeni
5,0
Puan
364
Okunma

Gönül Dostlarıma Özel
"Gönül Gurbeti’nin o hüzünlü ve dilsiz yolculuğuna mısralarımın elinden tutarak eşlik eden, yaralı dizelerime merhem olan tüm gönül dostlarıma selam olsun.
Yazmak, bazen koca bir şehirde tek başına kalmanın ağırlığını paylaşacak bir omuz aramaktır.
Şiirimi sadece okumakla kalmayıp, kendi hikâyenizden ve ruhunuzdan parçalar ekleyerek onurlandırdığınız için her birinize ayrı ayrı minnettarım. Kalemimi güçlendiren, mısralarımı gerçek kılan sizin bu sarsılmaz desteğiniz ve samimiyetinizdir.
Varlığınız, şiirin bizi ayakta tutan o eşsiz gücüne olan inancımı her geçen gün daha da perçinliyor.
Her bir yorumunuzu, her bir kelimenizi kalbimin en mutena köşesinde saklayacağım.
Daima şiirle, vefayla ve esenlikle kalmanız dileğiyle...
Saygı ve kalbi sevgilerimle,🕊🤍
Cemre Yaman"
Sessizliğin diliyle konuşuyor şimdi terk ettiğin sokaklar,
Işığı sönmüş her lamba, gidişine tutulmuş bir matem.
Mucize beklemiyorum artık bu enkazın ortasında;
Yabancılaştığım bu hayatta,
Senden kalan gölgemi arıyorum.
Takvimleri sustur artık, bu gönlün kendi gurbeti.
Dışarıda kar yağsa ne çıkar, içimdeki buzun sahibi senken?
Adın, her hecesi yüzüme çarpan keskin bir ayaz şimdi.
Öğrendim ki gitmek; sadece bir yolu bitirmek değil,
Koca bir şehri, içinde tek başına bırakıp çekilmekmiş.
Pencereme çöken karanlık yormuyor beni artık,
Ruhum, senin bıraktığın o dipsiz boşluktan bitkin.
İyileştim dediğin her durakta hayat,
Gidenlerin açtığı yaraları tazelemekle geçiyor.
Toprağın kokusu bile değişti sen gittiğinden beri.
Uzaklardan esen rüzgar, kokunu değil yabancılığını taşıyor.
Zincir vurulur mu hiç bu vedanın hür sessizliğine?
Ruhum, bıraktığın o uçurumun kıyısında asılı duruyor.
Eski bir şarkının nakaratında saklıydı sözlerin,
Gidişinle hepsi birer gürültüye dönüştü.
Dumanlı dağlar başında yalnız bir kartal gibiyim;
Veda bir son değil, bu gurbetin en ağır bedeliymiş.
Bakışlarının ardında saklıymış meğer o mühürlü yalanlar.
İçimde yeşeren her duygu,
Senin ilgisizliğinle zehirlenmiş aslında.
Her gece yeni bir hüzne uyanıyorum;
Bu kırgınlığı artık ne bir özür,
ne de senden gelecek bir pişmanlık tamir eder.
Kuşlar göç ederken dilsiz sitemimi götürüyorlar,
Ben, dürüst sandığım kelimelerin enkazındayım.
Gecenin kalbinde biterken gündüzün sahte ışığı,
Hükmü kalmıyor gidenin ardından dökülen yaşın.
Tozlu bir rafta unutulmuş o eski fotoğraf...
Anlatıyor ki asıl vefa, çekip gidende değil,
Yerinde ağır duran hatıralardaymış.
Yağmur her yeri yıkıyor da,
Kalbimde senden temiz bir köşe bile bırakmıyor.
Yollar uzanıp gidiyor bu ıssızlığın ortasına,
İnsan en çok kendi içindeki yabancıda boğuluyormuş.
Sakın sığınma o gururunun dar kalıplarına;
çünkü koca bir ömür, senin tek bir vefasızlığına feda edildi.
Şimdi her köşe başı bir veda, her bakış bir ayrılık sancısı bana.
Gönlümün haritasından silindi artık o kavuşma yolları.
Sen giderken yanına almadığın bu yarım bırakılmış enkaz,
benim sırtımda taşıdığım en ağır yük oldu.
Bağırsam da sesim ulaşmaz artık o taşlaşmış vicdanına,
Bir mülteci gibi sığındım ömrün en kuytu tenhalarına.
Adını her duyduğumda yokluğunun buzuna çarpıyorum;
Kalp, kurban edilirmiş meğer gidenin o vicdansız kararlarına.
İşte böyle yarım kalır insan, böyle biter bu yorucu hikâye.
Bir feryat kopar içinden, dışın en sağır dilsizliğe bürünür.
Söner bu onulmaz yangın elbet, geriye sadece soğuk bir kül kalır.
Kim bilir; belki de benden gidişin değil, bende bitişin olacak en ağır mağlubiyetin.
Bunu gün gelecek, sen de anlayacaksın.
Cemre Yaman
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.