1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
114
Okunma

Gönül sarayına girdim girerken,
Dedim ki bu canın sahibi kimdir?
Varlık deryasına nefsi sererken,
Anladım ki kalbin secdesi aşktır.
Alın yere değer, beden bükülür,
Gözden inci gibi yaşlar dökülür,
Gönülden masiva bir bir sökülür,
Mevla’ya yönelen yüzdeki yaştır.
Dil susar da o an yürek konuşur,
Ruhun zerreleri nurla tanışır,
Aşık olan maşukuna kavuşur,
Ateşi söndüren gözdeki yaştır.
Kibir dağı erir, iner düzelir,
Hak kapısı her bir kula açılır,
Hikmet sofrasından rahmet saçılır,
Nefsin sükutuyla biten savaştır.
Secde bir vuslattır bükülen bele,
Gerek yok dünyalık dille bir kale,
Düşünce kalbine ilahi şule,
Sessizce zikreden sabırlı baştır.
Yedi kat göklerin sırrı burdadır,
Müminin miracı şu huzurdadır,
Aradığın güneş hemen şurdadır,
Karanlığı boğan nurlu güneştir.
Uzak sanma sakın, şahdamar yakın,
Edepten ayrılma, hayadan sakın,
Bütün kâinatı kalbine takın,
O’nsuz geçen ömür beyhude boştur.
Secdede erirken fani olanlar,
Uyanır uykudan darda kalanlar,
Silinir gider de bütün yalanlar,
Hakikat yolunda sadık yoldaştır.
Ne makam kar eder ne gümüş ne altın,
Sana lütfu yeter mülkün sultanın,
Emanetçisiyiz biz bu bu canın,
Asıl vatanımız o kutsal eşiktir.
Aşık Turhal der ki; sözüm özüme,
Hak’tan gayrı perde gelmez gözüme,
Secde mührü vurdum her gün yüzüme,
Gönül kabesinde bitmez geliştir.
Hüseyin TURHAL
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.