0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
51
Okunma

Geceler bana senden daha sadık çıktı,
En azından karanlık olduğunu saklamadı.
Ben ise aydınlık sandığım her şeye dokundum,
Ellerim isten karardı,
Işığa inanmaktan vazgeçemedim.
Bir kez daha yandım, adını koyamadığım bir sessizlikte,
Sözlerin geç kaldı, susuşların erkendi.
Kalbim, külünü cebinde taşıyan bir yolcu gibi,
Ne gidecek yerim vardı ne de kalacak gücüm,
Yine de umut, en ağır yüküm oldu.
Bir yangın daha öğrendim içimde,
Ateşin öğretmeni çok, öğrencisi hep aynı.
Yanmak bazen sevilmek sanılıyor,
Oysa acı, şefkatle hiç tanışmamış,
Sadece alışkanlık yapıyor.
Küllerimden şehir kurmayı denedim,
Her sokağı senin adınla yıkıldı.
Duvarlara suskunluğumu astım,
Kimse bakmadı,
Çünkü sessizlik vitrinlik değil.
Biraz daha büyüdüm bu yangında,
Çocuk kalan yanlarım yandı önce.
Masumiyet en çabuk tutuşan şeymiş,
Bunu öğrendim,
Öğrenmek de can yakıyormuş.
Aşk dedikleri şey bazen geç kalmış bir yağmur,
Toprağa değil, külün üstüne düşüyor.
Serinletmiyor, sadece çamur yapıyor,
İnsan yürüdükçe batıyor,
Derinlik sandığı şeyte.
Yine de suçlamadım seni,
Ateşin tabiatı yakmak, biliyorum.
Ben yangına ev yapanlardanım,
Kapıyı kilitleyip
İçeride kalmayı seçenlerden.
Bir kez daha yandım ama bağırmadım,
Çünkü acı, sesini yükselttikçe hafiflemiyor.
İçime gömdüm her şeyi,
Toprak gibi davrandım,
Üstüne basılsın diye.
Bir kez daha yandım, suskunluğu kader bildim,
Bir kez daha yandım, kendimden vazgeçtim,
Bir kez daha yandım, küllerimi sakladım,
Bir kez daha yandım, adını yine aşk sandım,
5.0
100% (2)