0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
64
Okunma
Hatırladıklarınla ne yaptığın sorulur sana,
Ne kadarını taşıdığın değil;
Hafıza bir emanet defteri değil artık,
Ahlâkını ölçen sessiz terazidir.
Bilmek yetmez,
Bilinenle nasıl yürüdüğün görünür;
Yüklenen sır,
Omuzda değil, adımda ağırlık yapar.
Bazı hakikatler ses istemez,
Davranışa yerleşir;
Dil sustuğunda bile
Hâl konuşmayı sürdürür.
Hatırlamak seni büyüttüyse
Çocukluğunu kaybetmedin;
Sadece oyuncaklarını bıraktın,
Ellerin boş kaldı diye korkma.
Unutmamak,
Her kapıyı açmak değildir;
Bazı anahtarlar
Cepte değil, vicdanda taşınır.
Geçmişe bakarken
Gözünü kanatan şeyler olduysa
Yüzünü çevirme;
Orası merhametin eşiğidir.
Hafıza seni çağırdığında
Koşmak zorunda değilsin;
Yavaş yürü,
Hatırlanan şey hızdan hoşlanmaz.
Her iz, takip edilmek istemez;
Bazıları
Yoldan çıkmaman için
Orada durur sadece.
Unutmadığın her şey
Sana ait değildir;
Bazıları senden geçer,
Sana uğrar, senden sorulur.
Hatıra, kalpte kaldıkça ağırlaşır;
Paylaştıkça hafifler;
Ama her paylaşım
Emanetin dili değildir.
Zamanla öğrendin:
Hatırlamak bir yetenek değil,
Bir edep meselesi;
Her şey anımsanır ama her şey tutulmaz.
Kalbin artık biliyor
Neyi saklayacağını;
Sessizlik burada
Kayıp değil, korunmadır.
Unutma, Lâ Tensa demek
Sadece akılda tutmak değildir;
Hatırladığını incitmeden taşımak,
Ve taşırken kendini kaybetmemektir.
İnsan en çok
Hatırladığıyla imtihan edilir;
Unuttuklarıyla değil,
Unutamadıklarını nasıl yaşadığıyla.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(14 -18 Ocak 2026)