0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
9
Okunma
Bir gece düşürdün kalbime;
Sessizliğinden örülmüş bir kandil,
Adını anınca göğsümde
Gül kokulu bir kıyamet dirilir.
Sen geçince içimin sokaklarından
Ay, yüzüne secde eden su olur...
Ben bir yetim rüzgâr gibi
İsmini taşırım harabeler boyunca...
Katre-i Nur sensin içimde,
Sönmeyen duanın nefesi
Cennet kokan kalbinin eşiğinde
Bekler ruhumun son hevesi...
Taht istemem gözlerinden
Bir yer ver yeter duana,
Ben aşkı senden öğrendim
Düşe düşe nuruna...
Bir bakışın değdiğinde tenime
Zaman, diz çöken bir derviş olur.
Kirpiklerinden dökülen hüzün,
Göğsümde semaya açılan yol olur.
Ellerin değmese de ruhuma
İçimde güvercinler ürperir,
Sen sustukça kalbimin içinde
Bin minareli yalnızlık büyür...
Belki bir gün,
Aynı göğün yağmurunda
İki kırık yıldız gibi
Birbirimize düşeriz...
Ve ben;
Adını son kez söylerken
Kalbimden yükselen ezgiyi,
Melekler tamamlar sessizce...
Katre-i Nur kalbimdesin
Bitmeyen secde gibi...
Ben seni sevdikçe çoğalır,
İçimdeki sonsuz ikindi...
Bir nefessin hâlâ içimde
Özlemin kaderime mühür,
Senin aşkınla yürür ruhum
Ey içime doğan nur...
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(14 Mayıs 2026)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.