0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
93
Okunma
Bir nefes aldım, adım silindi
Sesim içimde çoğaldı
Ben dedikçe
Benim yankım kaldı...
Nefsim konuşur, ben susarım
Adımı rüzgâra bıraktım
Aynada yüzüm yok artık
Bakan kim, soramadım...
Taşın kalbi çarpar içimde
Zaman eğildi, kırıldı
Bir an, bir hiç, bir sonsuzluk
Arasında sesim asıldı.
Nefes girer, ben çıkarım
Her alışta eksilirim
Fenâ dediğin bu mu yolun
Azaldıkça çoğalırım.
Ben yokum,
Yankım var
Nefs-i yankı
Duvar duvar...
Adım söndü,
Sesim kaldı
Hiçliğe
Vurdukça çaldı...
Göğsümde döner bir sema
Kaburgam çerağ tutar
Her nefes bir kapı kapar
Her susuş beni anar .
Kül dilinde konuşurum
Ateş benden vazgeçmiş
Yanmak diye bildiğim şey
Meğer silinmekmiş...
Ben dediğim bir tortuydu
Nefes geldi, çözdü beni
Adım düştü boğazımdan
Sesim öğrendi hiçliği.
Bir an oldum, bir an yoktum
Arasıydım her şeyin
Dervişlik bu mu dediler
Kaybolmak, evet belki demin...
Ben yokum,
Yankım var
Nefs-i yankı
Duvar duvar.
Adım söndü
Sesim kaldı
Hiçliğe
Vurdukça çaldı...
Nefes al...
Bırak...
Al...
Bırak...
Ben gittim,
Ses kaldı
Ses gitti
Hiç kaldı...
Son nefeste anladım
Yol yürünmez, yol olunur
Nefs sustuğunda kalan
Sadece yankı değil
Hak olur...
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(13 Ocak 2026)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.