9
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
121
Okunma

Bütün şehir uyudu, ben yine senin yokluğuna uyandım.
Işıkları yakmıyorum, karanlık seni benden saklayan tek sığınak
Zihnimde hala senin ayak seslerin var;
Yine kendimden kaçıp sana yakalandım bu gece.
Zaman akmıyor,
Gidişinin etrafında dönüp duruyor bir pervane gibi.
Yastığı kokluyorum belki bir izin kalmıştır diye ama bulduğum tek şey buz gibi bir boşluk.
Bir kahve yaptım, öylece bakıyorum; bardak soğudu, ben daldım, hatıralar masaya dökülüverdi.
Kaç veda yaktım hayalimde sayamadım, kalemim bile adını yazarken küstü bana.
Seninle arama öyle bir mesafe girdi ki, artık dünya üzerindeki hiçbir yol sana çıkmıyor.
Aynı gökyüzünün altında ama birbirine en uzak iki uçurumun kenarındayız şimdi;
Elimi uzatsam boşluğa düşüyorum, seslensem sesim o devasa sessizlikte boğulup gidiyor.
Bu gece o aramızdaki aşılmaz boşluğu, kendi yalnızlığımla doldurmaya çalışıyorum.
"Gece olur geçer" derdim,
meğer gece her şey daha çok birikirmiş.
Gündüz sakladığım o sızı, karanlıkta devleşiyor içimde.
Sen şimdi hangi uykunun huzurundasın kim bilir?
Ben senin kâbusun olmaya bile razıyım, yeter ki bu gece bitmesin.
Pencereyi açtım, rüzgar kulağıma "unuttu seni" diye fısıldıyor.
İnanmak istemiyorum ama ellerimin bu kadar üşümesi her şeyi anlatıyor zaten.
Aynada kendime bakıyorum, göz altlarımda senin imzan var;
İçimdeki o açık kırık, karanlıkta her hareketimde daha bir batıyor.
Kime kızayım? Kadere mi, yoksa seni "evim" sanan kalbime mi?
Evim yıkıldı, çatım çöktü; ben o enkazın altında bir nefeslik yer arıyorum.
Nefesim senin yokluğunla boğuluyor bu gece.
Güneş doğacak birazdan, her şey kaldığı yerden devam edecekmiş gibi.
Ben yine o ulaşılamaz uzaklığın bu tarafında kalacağım.
Ne senin oradan bir ses gelecek, ne benim buradaki bu yüküm hafifleyecek.
Öylece duruyorum işte; eksik, yarım ve hiçbir yere ait olmadan.
Bir mola verip kendime,derinden bir iç çekişle;
Kader beni yine sessize alıyor işte ,
5.0
100% (8)