1
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
110
Okunma
Bu şiir, çok vermiş ama karşılığında sessizlik almış bir kalbin hikâyesidir.
Dersimlikiz’in kaleminde nankörlük; bağıran bir ihanet değil,
usulca kapıyı kapatıp giden bir vefasızlıktır.
Bir zamanlar her yükü birlikte taşıdığına inandığı insanlar vardı.
Omuz verdi, sustu, bekledi.
Işık oldu karanlıkta; yol gösterdi, el tuttu, düşeni kaldırdı.
Ama ne zaman yorulduysa, ne zaman sustuysa,
işte o an fark etti:
Bazıları sen konuşurken değil, sustuğunda görünür.
Nankörlük burada bir söz değil, bir tavırdı.
Düşerken eli tutulmayan,
ayağa kalkınca arkasını dönenlerin ortak diliydi bu.
Minnet bilmeyen kalpler,
borcu sevgi sanıp rahatlayan vicdanlardı.
Dersimlikiz bu şiiri bir öfkeyle değil,
bir uyanışla yazdı.
Artık hesap sormak için değil,
yük bırakmak için…
Çünkü bazı isimleri anmak,
bazı yüzleri hatırlamak,
insanın kendi sessizliğini kirletir.
Ve hikâye burada kapanmaz aslında.
Son dizede söylenen şudur:
Işık gitmeyi öğrendiğinde,
gölge zaten kaybolur.
Bu yüzden Dersimlikiz yoluna bakar.
Kimseye beddua etmeden,
kimseyi taşımadan…
Sadece kendi ışığını koruyarak.
Verdiğim ekmeği unuttun,
ama kırıntısını hatırladın.
Omzunda taşıdığım yükleri değil,
bir anlık susuşumu saydın.
Geceme kandil oldum,
ışığımı kendin sandın.
Düştüğünde elimi tutmadın,
ayağa kalkınca sırtını döndün.
Ben sustukça büyüdü gölgen,
sesim kesilince cesaretin.
Minnet bilmeyen kalbinle
borcumu sevgi sandın.
Nankör,
adını ağzıma almam artık.
Çünkü bazı isimler
söylenince kirletir sessizliği.
Ben yoluma bakarım,
sen aynana.
Unutma:
Işık giderse, gölge de kaybolur.
Yazan Cigdem Turan Dersimlikiz
5.0
100% (4)