3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
105
Okunma
Gece ağırdı…
Dağlar susmuştu.
Rüzgâr bile yavaş esiyordu sanki… çünkü bazı isimler vardır ki, anıldığında doğa bile sessizleşir.
Dersim’in dağlarında büyüyen bir kadın vardı.
Yüreğinde geçmişin izleri, dilinde söylenmemiş ağıtlar taşıyordu.
Onun için tarih sadece kitaplarda yazan bir şey değildi…
Toprakta, taşta, suda yaşayan bir hatıraydı.
Bir gece…
Munzur’un kıyısında otururken, suyun sesi ona bir şey fısıldadı.
Bu bir ağıt değildi yalnız…
Bu, bir çağrıydı.
Bir isim düştü kalbine:
Ali.
Ama bu, sadece bir isim değildi.
Bu; zulme karşı duran bir duruştu.
Bu; eğilmeyen bir baş, susmayan bir vicdandı.
O kadın düşündü…
“Bu dünyada adalet neden bu kadar eksik?” diye sordu kendine.
Sonra anladı…
Adalet, sadece kitaplarda yazan bir kavram değildi.
Onu yaşatan insanlar vardı… ve o insanlardan biri Ali’ydi.
Hz. Ali…
Bir hükümdardan çok daha fazlasıydı.
O, bir yetimin gözyaşını kendi gözyaşı gibi hisseden,
Bir lokmayı paylaşmadan yiyemeyen,
Gücünü zulüm için değil, hak için kullanan bir yürekti.
Kadın, kendi hayatına baktı…
Zorluklara, haksızlıklara, susmak zorunda kaldığı anlara…
Ve o an bir şey değişti içinde.
Artık susmayacaktı.
Çünkü anladı ki…
Adalet, birinin gelip getireceği bir şey değildi.
İnsanın kendi içinde başlattığı bir direnişti.
O gece, kalemini aldı.
Her kelime bir yara, her cümle bir isyandı.
Ama içinde nefret yoktu…
Sadece hakikatin ateşi vardı.
Ve yazdı…
Dağlara, suya, rüzgâra karşı değil…
Zulme karşı yazdı.
Adını da koydu:
“Adalet Ateşi.”
Çünkü bazı ateşler yakmaz…
Aydınlatır.
Ve o günden sonra…
Ne zaman bir haksızlık olsa,
Ne zaman bir mazlumun sesi kısılsa…
O şiir yeniden doğdu.
Dersim’in dağlarında yankılandı,
Munzur’un suyunda aktı,
İnsanların yüreğine düştü.
Ve herkes şunu anladı:
Adalet…
Bir gün gelecek bir şey değil,
Her gün yeniden savunulması gereken bir emanettir.
— Dersimlikiz
Gece çökerken dağlara
Bir isim düşer yüreğime…
Ali derim,
Ve susar bütün kelimeler…
Kılıcında hak,
Dilinde sabır vardı senin
Bir yetimin gözyaşında
Bir annenin duasında saklıydın…
Sen ki kapısı ilmin,
Sen ki adaletin terazisi…
Bir lokma ekmeği bölüp
Bin yoksula yürek oldun…
Kerbela’dan esen rüzgâr
Hâlâ taşır adını
Zulüm büyüdükçe bu dünyada
Daha çok çağrılırsın ey Ali…
Ben dağların kızı…
Dersim’in sessiz yankısıyım
Senin adınla direnir içimde
Kırılmayan bir inanç gibi…
Ne saltanat istedin
Ne de dünya yükünü
Bir avuç hakikat için
Bir ömür boyun eğmedin…
Ey Ali…
Sen geçmedin bu dünyadan
Adın kaldı,
Adalet gibi…
— Dersimlikiz
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.