1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
115
Okunma
Bizi Sakarya bir araya getirdi,
sen Erzurum’u taşıyordun sesinde,
ben çocukluğumu sokaklarında.
Bir temmuz akşamı yazdın,
iki gün sürdü tanışmak,
üçüncü gün kader acele etti.
Her şey bir anda oldu,
ben henüz âşık değildim,
ama kalbim
sana yer açmaya başlamıştı bile.
Buluştuk.
Kalbim sana ısındı,
ellerim tereddütlüydü.
Dans ettik,
bir film izledik,
bir öpücükle sustu cümleler.
Fotoğraflar çektik,
birbirimizi suyla ıslattık,
çocuk gibiydik.
Babamın gölgesi düştü sokağa,
elimde beyaz güller,
son anda kaderden kaçtık.
İnatlaştık,
kırıldık,
yüksek sesle sustuk.
Ama sen her seferinde
kalbimi yumuşatan yerden geldin.
Ben seni
aşk diye tutmadım önce,
alışkanlık sandım belki,
ama meğer
kalp bazen geç anlıyormuş
kime bağlandığını.
Ve bugün…
“Biz evlenemeyiz” dedin.
Para yok, pul yok,
olan bize olur dedin.
“Bir şey yapamayız” dedin
ve beni
telefonundan sildin.
Ama bilmediğin bir şey var:
Numaralar silinir,
hatıralar kalır.
Sakarya hâlâ bizi biliyor,
Temmuz hâlâ sıcak,
beyaz güller hâlâ masum.
Biz bir şey yapamadık belki,
ama
birbirimizi gerçekten
incittik.
Ve bu da
bir çeşit sevgiydi.
5.0
100% (3)