0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
24
Okunma
Reyhan-ı Aşk
(Hüseyin Avni Reyhan K.S. Anısına)
Öyle özledim ki; kelâm sustu, söz bitti,
Hasretin karşısında cümle dert acze yetti.
Gözüm Senden gayrıyı ne bilsin, ne görsün?
Bu bakış, hicranın narıyla mühürlendi.
Dizeler düğüm oldu, dilim lâl kesildi;
Söylenecek ne kaldı ki Senden öte?
Canım, cananım, gönlümdeki parem;
Her bir zerre sende cem oldu: Yâ Reyhan!
Sen, Peygamber elinden sunulan nadide gül,
Erzincan bağlarında sırrı saklı bir gül.
Mahzun gönüllere inşirah, rahmet müjdesi,
Âşıklar bezminde o en kutlu, en eşsiz Gül...
Hangi lügat anlatır bu bitmez özlemi?
Gelişinle gönül hanesinde aşkı harlarsın,
Gidişinle firkatin ateşini cana salarsın.
Feryat eyleyen müridinle bir olup ağlarsın,
Rahmetin, yanakta inci misali yaş olur.
Ah gönül bahçesinin o eşsiz Reyhan kokusu,
Ah lalenin, sümbülün asıl ve hakiki vechi...
Âşıkların deryadaki bitmeyen nidası Sensin,
Dertlerin dermanı, himmetin kendisi Sensin.
Özlemim, Senin özleminle bir cenge durur;
“Gel” desem, biliyorum ruhumda zaten Sen varsın,
“Gül” desem, Güller Efendisi’nin ağuşundasın.
Yanık gönüllerde bir kor gibi sarsın,
Yakarsın ki arınsın ruh, masiva tükensin.
Ah gönlümün sultanı, Erzincani Pirim;
Ben buradayım, eşiğindeyim...
Lâkin Sen, hep bendesin, en derinimdesin.