0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
21
Okunma
GİT GÖNLÜM
Git ey gönül, menzil-i maksuda, Dost’a var,
Bakma bendeki fânî hevâya, bu sahte arzuya.
Çöz bu dünya bağını, kanat aç Hakk’a yol al,
Sâdık olanı Dost, dâvet eder gizli saraya.
Git, sana “Gel” diyen o Sultan-ı Cihân’a git,
Korkma; nâr-ı aşk yakmaz, nûr eyler seveni.
Gülün dikeni güldendir, incitmez seni;
Bil ki O’dur, senden de evvel bilen seni.
Durma, bu mukaddes nidâya, sonsuz dâvete git.
Bir katre ol, raks eyle rahmet bulutlarında,
Unutma; deryadır asıl yurdun, özler seni.
Korkma o kutlu “Hiçlik” denen yüce makamdan,
Varlığını terk et de, o sonsuz Umman’a git.
Gün gelir, toprak da “Gel” diye fısıldar sana,
Çekilir dünya perdesi, sükût bürür her yanını.
O dem ki, sermayen sadece hâlis amelindir;
Korkma; vuslatın müjdesi dindirir ürpertini.
Zira ayrılık değildir ölüm; Cem olmaktır mahşerde,
Zâhirde bitiş görünür, bâtında Dost’la birleşmektir.
Edep ve Hayâdır ruhunla o demde bâki kalan,
Benlikten geç ki; “O” olasın, korkusuzca yola çık.
Git ey gönül, menzil-i maksuda, Dost’a var,