3
Yorum
11
Beğeni
0,0
Puan
219
Okunma

"Şimdi bu yollar da ki upuzun kıvrımları
Sımsıcak bir kucağa vasıl olanlara sor
O ebedi hayata hasıl olanlara sor"
Sustu bülbül bu gece şafaklar söktü gitti
Dağlar bütün kahrını yollara döktü gitti
Siz bedbaht ayaklarım böyle sürüklenirken
Yapyalnız gölgem şimdi boynunu büktü gitti
Çile çamurlu bir yol hayat nasırlı rüya
Bir beşikten başlayan keşmekeş yeri dünya
Bezgin tozlar rüzgârla savrulurken apansız
Güneş ve ay bu yolda iki dilenci yaya
Bir kara el ruhumu hançeriyle deşiyor
Sessiz ölüler kalkmış ahvalime şaşıyor
Neden şairler yazmaz sonsuzluğa mersiye
Yollar ölümsüzlüğün dünyasına koşuyor
Siz ruhuma riyakâr bana yabancı beniz
Siz masum gemilere kefen biçen bir deniz
Bir Azrail misali damarlarımda koşun
Yollar da bırakmayın benden küçücük bir iz
Bilmiyorum günâhım hangi suda paklanır
Şeytanlar yollarımın kenarında saklanır
Gaiplerden bir feryat kulağıma diyor sus
Anladım şu yalnızlık birtek Allah’a mahsus
İnsanlar insanların elleriyle haklanır
İnsan dünya içinde muzlim karmakarışık
Bir zamana çattık ki şeytanlarla barışık
Öyle hasret yüreğim billûr kandillerine
Ey Peygamber ruhundan ver gönĺümüze ışık
Ey şanlı ecel nerde mert bir kurşunla ölüm
Şu yolları çiğneyen ayaklarımda zulüm
Ufukta görünmüyor zümrüt inci saraylar
Masumlara göz koymuş simsiyah oklu yaylar
Upuzun bu yollarda geçerken günler aylar
Bırak güllere kalsın feryadımız bülbülüm.
S.Aygün Tüfekçi