0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
27
Okunma
gecenin eşiğinde sökülmüş bir çivi gibi duruyorum
duvar benden habersiz onarılmış
içeri artık ışık almıyor
belli ki sana
birini yok saymanın sessiz yollarını öğretmişler
bir zamanlar nefesim üşüse
harflerin panikle ayağa kalkardı
şimdi içimde büyüyen boşluk
hangi takvimin arka sayfasında unutuldu
adım hangi toza karıştı
aklına uğruyor muyum bilmem
belki de beni hatırlamayarak
kendini korudun
ben hâlâ söylenmiş bir sözün
artık geçerliliği kalmamış gölgesinde
oturup bekliyorum
uykuya benzeyen bir ağırlık çöküyor bazen
sonra birden silkeleniyorum
alışkanlıkla bakıyorum kapıya
gelmeyen açılışına
kendime kurduğum küçük ihtimaller
birer birer dağılıyor
bu gidiş
bir zamanlar kurduğun cümlelere
yakışıyor mu
belki de ikimiz de
ne söylediğimizi tam bilmeden
inandık
kendini başka bir hikâyeye eklerken
beni dışarıda bıraktığını fark etmedin
ben de
hiçbir şeyin bu kadar sessiz
dağılabileceğini düşünmedim
üşüyorum
5.0
100% (2)