1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
198
Okunma

Bir varoluş destanı yazılmış tâ ezelden,
Nakış nakış işlenmiş ebedle mâverâya.
Dolaşmış kâinatı, büyüsüyle temelden,
Nefesini üflemiş, girdiği her mecrâya.
Hikâyeler başlatmış, asırlarca kimyâsı;
Kök salmış sinelere, şerbetlenmiş mayâsı.
Yaradılıştan beri görülmemiş böylesi;
Lâl olmuş dillerinde âşıkların besmelesi.
Bir destan ki, destanlar doğurmuş sancısıyla,
Çölleşmiş sadırları okşayıp cilvesiyle;
Muhabbetler yüklemiş, hüzünkâr acısıyla,
Sulamış neferleri, sonsuzluk işvesiyle.
Erenleri tat almış, karşılıksız gayeden;
Olgunlaşmış ruhları, ölümsüz seviyeden.
Gariplerin indinde okunmuş risâlesi;
Muratsız bu âlemden göçüp gitmiş cümlesi.
Ve destanlar Yusuf’la iz bırakır çağlara,
Kimi zaman bahtiyar, bazen bergüzâr olur.
Velhasılı, an gelir köz gibi dimağlara;
An gelir de intizâr olur, âh u zâr olur.
Yaşanır metaforlar, dokunur her tezgahta;
Seyru sülûk ederken, ölümsüz güzergahta;
Ukbâya sürükler de bu yaşam gailesi;
Virandır heyûlesi, hüsrandır zelzelesi.
Ve Yusuf haykırır da yüzyıllar ötesinden,
Yükselir çığlıkları günbegün asumâna.
Besteleri yapılır, gözyaşı güftesinden;
Yudumlar ıstırâbı, tutulur imtihâna.
Ömür vaveylâsıdır, kınadığı günahı;
Düştüğü acizliğin kahrediyor izhâhı.
Yıpratır her anını, bir yârin meşgâlesi;
Başka bahara kalır, vuslât mücadelesi.
Ve Yusuf irkilir de, fanîlik menzilinde;
Yolcudur hevesleri, sonbahar mevsimine.
Kederler belirir de, yaşlı şemâilinde;
Fırtınalarla varır, manânın iklimine.
Kuşatır âhirini, tutkulu emelleri;
Müntehâya sürükler, günahkâr amelleri.
Zaman akıp giderken, kararır meşâlesi;
Geçmişine kazılmış, isyankâr velvelesi.
Ve Yusuf nedametle çekilir inzivâya;
Dertleşir mâsivayla, yürek cerihâsını.
Sızısını akıtır, yaşanmış muhtevâya;
Sessizliğin koynunda anar Züleyhâsını.
Tövbe, istiğfârıdır, vazgeçilmez sırdaşı;
Hayat sermayesinde beyhudedir uğraşı.
Bu yolun her evresi, varılan merhâlesi;
Ulaşılmaz makammış, dostun Beyaz Lale’si.
Şu sevdamın kurgusu yazılmış tâ ezelden,
İnce ince işlenmiş, incisi talihime.
Sarmış benliğimi, büyüsüyle temelden;
Nefesini üflemiş, yaralı tarihime.
Buğulu hikâyemle alev almış sahrası;
Cefakâr yüreğimde acılaşmış şırası.
Kadim yazgıdan beri görülmemiş böylesi;
Eyvah olmuş Mîmâr’a, bu gönül meselesi.
Menderes OYANIK
18.11.2025
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.