0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
38
Okunma
Güneş doğmadan daha, düdük çalar derinden
Veda eder uykuya, kalkar gider yerinden
Yoktur başta miğferi, ne zırhı ne süngüsü
Alnındaki fenerdir, hayatının döngüsü
Demirden kafeslerle, inerler yer altına
Binlerce tonluk kaya, çöker yorgun sırtına
Siz "Cehennem" dersiniz, o "ekmek" der buraya
Merhem olmak isterken, evdeki bin yaraya
Yüzünde karası var, alnında ak yazısı
Kazmayı vurduğu yer, sanki mezar kazısı
Ciğerine doluyor, kaderin toz dumanı
Burada hüküm sürmez, insanların zamanı
Yukarıda bacalar, tütüyorsa kış günü
Kimse sormaz bu kömür, kimin dünü bugünü?
Sizler ısınırsınız, yakarken kara taşı
Aşağıda dökülür, gözlerin kanlı yaşı
Bir karınca misali, güneşe kavuşunca
Teselli bulur ruhu, evine ulaşınca
Yavrusunu koklayıp, şükreder Yaradan’a;
"Bugün de sapasağlam, dönebildim ben sana."
5.0
100% (3)