1
Yorum
1
Beğeni
2,0
Puan
138
Okunma
Bir gece vakti, kandil sessizliğinde
Gözlerim nura değil, yokluğuna açıldı.
Bir ihtiyar kuş gibi titreyen kalbim
Senin adını taşıyan rüzgâra sığındı,
Rosalinda...
Sözlerim, secdeye eğilmemiş bir çocuk gibi
Yarım kaldı, eksik doğdu, yetim kaldı.
Bir zamanlar, ellerimin kıblesiydin
Şimdi kıblesiz zamanlarda dolaşıyorum,
Adımlarımın gölgesi bile bensiz.
Gülüşünün tazeliğini unutmamış sinem
Ama ben unuttum kendimi,
Sen gideli aynalar bile yüzümü saklıyor.
Soruyorum kendime:
İnsan kaç kere yıkılır bir ömürde?
Ben her sabah,
Senin yokluğuna çarpıp parçalanıyorum.
Topladığım her parça
Aynı acıyı yeniden öğretiyor bana
Aşk, bittiği yerde de büyümeye devam ediyor.
Zaman dedikleri şey,
Sensizken ağır bir mahpushane.
Her dakika, omuzlarıma bir zincir daha vuruyor,
Ben zincirime alıştım
Ama sensizliğe alışamadım, Rosalinda.
Bir şehrin kapıları kapansa geçer,
Bir kalbin kapıları kapanınca zaman geçmiyor.
Şimdi adını andıkça
Dudaklarımda bir kırağı beliriyor,
Soğuk bir gecenin içinde saklı bir ateş gibi
Hem üşütüyor hem yakıyorsun beni.
Seninle ömür dediğim şey,
Sensiz bir mezar taşı kadar sessiz şimdi.
Ah Rosalinda!
Bir gün dönersen,
Yıktığın köprülerin altından
Küle dönmüş ömrümü toplarım,
Yine de şikâyet etmem.
Çünkü eksilişim bile senden yanadır,
Tam oluşum ise senden gayrı mümkün değildir.
Sen gidince öğrendim,
Yalnızlığın rengi siyahtan ibaret değilmiş;
Bazı yalnızlıklar beyazdır
Ve insanı kör eder.
Ben o beyazın içinde kayboldum, Rosalinda
Arayan sensin diye
Hâlâ bulunduğum yerde duruyorum.
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(5 Aralık 2025)
2.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.