7
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
240
Okunma

Koza, bizi ayırmadı; sadece yeniden doğuş anına hazırladı. Şimdi o camdan sükût eridi, mana bizde kaldı.
Biz Olalım
Ayrı dağların yonttuğu, ayrı denizlerin sesiydik,
Birbirine uzanamayan, iki sisli kıyı.
İçimizde biriken bin yıllık hüzünler,
Gizli bir mühürdü, çözülmemiş bir sır.
Fakat aynı rüyaya açılıyordu her uykumuz.
Gel, eritelim artık aramızdaki o camdan sükûtu,
Zamandan ve mekândan münezzeh bir an yakalım.
Ben senin yorgun toprağına düşen serin yağmur olayım,
Sen benim kurumuş nehrime can veren su.
İki ayrı ırmak, tek bir denize aksın: Biz Olalım.
Senin derdin benim olsun, benim sevincim senin,
Kavganın ve vedanın sesi sussun bu büyük bağda.
Birbirimize yuva olalım, birbirimize kıble,
Gölgeni benim ışığıma kat, izini izime.
Gözlerinde dinlensin sonsuz arayışımızın yorgun sesi.
Başlangıçtan önceydi bu sessiz yemin,
Kaderin elinden içilen, aynı kadehten.
Ne zaman unutsak, bir yıldız kayar, hatırlatsın.
Senin ruhun benim göğsüme düşen bir ilhamdır.
Gel, bu asil tesadüfü taçlandıralım, adını koyalım.
Biz, kayıp düşlerin en derin sırrı,
Yankısı hiç dinmeyen, susmayan bir fısıltı.
Sözcüklerin bittiği yerde başlarız,
Birbirine can veren, aşkla örülen iklim.
Son durağımız o ilk nefes olsun, yeniden BİZ OLALIM.
Bütün sözler yitip gitsin, mana bizde kalsın,
İki soluğun kavuştuğu o geniş, sonsuz gök.
Zamanın ötesinde, mühürlenmiş bir hikâyeyiz biz.
Şimdi dünya bu sessiz mucizeye baksın dursun:
Başlangıçta ne idiysek, sonda o kalalım, daima Biz Olalım.
Cemre yaman
5.0
100% (13)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.