0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
172
Okunma

KAHVE ve UYSAL KÖLE
Kahve içerim;
sabah,
öğle,
akşam
ve yatmadan önce defalarca.
Birkaç kişilik kontenjanda olur bazen;
biri ya da birileri
uyku mu kaçıracak derim,
aksine kavuşturur beni Hypnos’a.
Sıcak içerim,
porselen bir kupada.
Üzerinde sevdiğim kadının imzası varsa,
kahveye ruh karışır o an.
Üstüme dökmediğim zamanlarda
daha da sevimlidir kahve.
Bacaklarımı haşlamazsa
kırk yılın hatrına
daha sadık olur.
Hem yaksa ne olur ki?
İnsanı en çok sevdiği de yakar bazen;
yıkar,
incitir ve tüketir.
Kusur kadı kızında da olur.
Kusurlar,
dostun değerini düşürmez;
bilakis dost,
kusuruyla değer kazanır.
Yapmacık,
riyakâr değilse elbet.
Dosta harcanan çaba aşkadı.
Bazıları inatla,
direne direne silmek ister anıları;
hiç olmamış,
hiç yaşanmamış gibi…
Kendi kendine yitiş,
turunç kokulu bir rayihanın
dağılışı,
yok oluşu gibi olsa da;
yola çökmüş bir sisin
ardındaki ışık gibi görürüm.
En azından bilirim;
sisin ardında bir ışık,
bir umut var.
Umursamam,
temkinle ilerlerim.
Kaybetmek yenilgi değil,
terkedilmek bitiş de değil.
Aksine,
bir başlangıç;
yeni bir benliğin eşiğidir.
Belki sadece
geçici bir yalnızlığa ihtiyacım var, der hücrelerim;
rahatlasın diye
bedenimi ıssızlığa kavuştururum.
Yorgunluktan sonra gelen
o derin nefesi duyar
ve kendimi aşmanın verdiği
muazzam yabancılaşmaya
yenilmeden ayağa kalkarım.
Ruhumu yeniden tariflemem.
Restorasyon yapacaksam ruhumda,
aslına uygun olsun derim.
Ödediğim bedelin hesabını tutmam;
çünkü sükûnet
paha biçilmez bir değerdir zaten.
Aklımın iflasını unutur,
başımın göğe ermesini bekler;
güneşin içinde gezinirim.
Buz tutmuş gölgemi
Kuzey Buz Denizi’ne bırakırım.
Neticede insanız;
nevale dediklerim de olur.
Eritmem içimdeki aisberg’i.
İçime dolan müziğe kaptırarak kendimi,
gönüllü esiri olmam;
uysal bir köleye dönüştürmem kendimi.
Çünkü
düş kurmayı beceremeyenler
tutunmayı da beceremezler;
her adımda kayar, düşerler.
Sendeleyip tökezlesem de,
devrilsem bile
yeniden ayağa kalkarım.
Yeter ki devinimlerim
tüketici bir rutine dönüşmesin.
Denge tutumum değil, duruşumdur benim.
Davranışlarımı zincirlemem.
Öfkelerimi dizginler
ve hiçbir aksiyonda kusur aramam.
Kaybederken o yalanmam;
bir solukta vazgeçer,
kurtulurum replikadan.
Değerlerimin saflığına sarılarak
bırakmayı öğrendim artık.
Hadi toparlan;
kalk da bir kahve pişir kendine.
Yudumlarken beni düşün,
dudaklarını,
dilini yak.
Sensizliğe attığım
yabanıl çığlığı duy.
Efkan ÖTGÜN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.