0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
114
Okunma

Tenin Senfonisi
Ellerin, tenime bir şiir kazıyor.
Her kıvrımda duraksıyor,
her dokunuşta bir hece bırakıyor.
Çenemde, boynumda, omuzumda
dudakların ritmiyle titreşiyorum.
Dokunuşun, geceleri yıldızlarla dolduran
sessiz bir orkestra gibi.
Bizim melodimizi tekrarlıyor.
Her öpüşümde,
dudağındaki tuzlu rüzgar
tenime bir şehir inşa ediyor.
İlçe ilçe çoğalıyor
şehirlerimiz seninle.
Göğsünde açılan harflerden
tarih öncesi bir kitap okuyorum.
Vücudunun kıvrımlarında
bir tren raydan çıkıyor,
henüz adını bilmediğim
kör istasyonlarda varışını bekliyorum.
Bacaklarının arasına saklanıyorum;
karanlık bir konser salonu oluyor orası.
Terli gövdelerin,
çarpık ritimlerin ve kırık mikrofonların
yankısıyla açılıyor.
Sana her dokunduğumda
bir sigara daha sönüyor odanın dilinde.
Sen, çırılçıplak bir küfür gibi
yanıyorsun avuçlarımda.
Biz, karanlık konser salonunu
çiğneyerek dolaşıyoruz delicesine.
Bir mikrofonun kırılmış ipi gibi
tutunuyorsun bana.
Sonsuz bir konserin çürük akorları arasında
birbirimizi işgal ediyoruz.
Bitişi olmayan bir melodide
yalnızca sana ait oluyorum.
05.09.2025 / 21.35
Gökçe KIZILDEMİR
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.