3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
233
Okunma
Şehrin uykusu henüz dağılmamıştı,
sokak lambalarının solgun sarısı
yeni günün ilk aydinlığında iken
incecik bir serçe, çoktan uyanmış
sanki göğün kilidini açar gibi
cıvıltısını bıraktı taş kaldırımlara..
Dallar ince orkestrasını kurmuştu...
Bir yaprak, sabah rüzgârına nota
bir dal, kuş sesine sazz oluyordu
..
Güvercinlerin kanatlari ruzgari tasiyip
Getirdigi. metal çığlığına karışıyor,
Martıların sesleri uzak bir deniz kokusunu sürüklüyordu.
Her ötüş, gökyüzüne serilmiş bir renk gibiydi
Gözlerimin semasına henüz güneş değmemişken,
bir kanat çırpışıyla
alev alev yanıyordu içimde umut.
Her kuş başka bir müzik
serçe sesi
pembe bir şafak,
Güvercin,
gri taş duvar
martı, tuzlu mavi.
sabahın folk’ u, şehrin rock’u.
ve aralarda flüt kadar ince,
gümüş bir cıvıltı…
Biliyorum,
her ses bitecek elbet,
ama o an
bir kuşun titrek şarkısında
koca bir günün cesareti gizleniyordu.
..
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.