1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
109
Okunma
Kilitli kapılar ardında, paslı demirler,
Bir tebessüm doğar, göğe yükselir.
Kimin deli, kimin akıllı olduğu belli mi,
Belki de en huzurlu buradadır kalbi.
Çığlıklar arasında bir kahkaha düşer,
Duvardan yankılanır, gökyüzüne uçar.
Dışarıda zincir parası, içeride zincir rüyası,
Hangisi gerçek, hangisi hatıra?
Bir köşede çocuk gibi taşlarla oynayan,
Bir köşede sabaha kadar gökyüzü sayan.
Delilik midir bu, yoksa özgürlüğün özü mü,
Tımarhanede mutluluk, aklın gözyaşına süzü mü?
Bir deli der ki:
“Bana ne şan, bana ne servet,
Benim sarayım şu dar gölgelik.”
Ve güler, öyle bir güler ki dünya susar,
Belki de gerçek mutluluk, akıl denen kafesten kaçar.
5.0
100% (1)