5
Yorum
44
Beğeni
0,0
Puan
386
Okunma
Yosun kokan pardesümü bileklerime sürüp
Keskin ve ağır cümlelerin yükünü sırtlayıp
Taşların o anlattığı hikayeden geliyorum
Islanmış bir taşın gamzesinde kilitli zaman
Öyle ağır ki kendine
Güruh ekseninde düşen kirli varlıkların tütme eylemi
Kırk avaz’da kızgın güneşi doğuruyor
Fısıltıyla akan saliselerde sancıyan ateş
Cehaletin putperest tapınağındaki susmuşluk
Yürümeyi unutmuş insanlık ki
Ahh..kor ve kör, nicedir dilsiz şeytan
Kuşlar diyorum, ağaçlar diyorum,
Çığlığı yüreğimde her çatırdadığında
Akreple yelkovanın kolunu kanadını kırıp
Yanan metiyelerin son sayfasından göçmek istiyorum ...
Hepsi bu.
~°~
~°~