2
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
294
Okunma
Kadıköy vapurunda
kesif bir özlemle giderken
İstanbul’a
Kız Kulesi geliyor aklıma
bir sarmaşık gibi dolanıyor boynuma.
annemin kavun içi tabaklara dizdiği
Sıcak kurabiyeleri gibi
Gözlerimde çocukluk düşleriyle
Martılar uçuşuyor,
Vapurun uğultusunda kaybolan eski şarkılarla
dalga dalga çarpıyor ruhuma, sarıyor beni usul usul
Bir çiçek gibi açıyor içimde.özlemi
İstanbul gözlerimde film şeriti
..
Galata, pasli bir bizans anahtarı gibi
sırtında kırık kanatları
Geçmişin aynalı sokaklarında.
Her kıvrımı başka bir sırrı killitliyor
Ah!
İstanbul
Bir portakal gibi soyulmalı
kabuklarından..
Düşer belki
o çakırkeyif akşamlar
o nar ağacının önündeki gülüşler
Fener balat. Eski zamanin sararmişlığı
duvarlara sarılmış ayetler okşuyor ruhumu,
eski bir kilisenim sıvası altına gizlenmiş
sarı katedralin kubbesine sinmis mum islerini
duyarcasına
Bir kuş gibi konup konup
bir semaverin içinden geçerek.
Eyüp sırtlarına uzanıyorum duman gibi tüterek
Piyerlotide kulpsuz fincan ile.
Koyu midyat kahvesi gibi yudum yudum
içime iniyor
-um eski bir yokustan vurup..
Taş plaklardan dökülen bir tango gibi seni düşünüyorum ...
İstanbul’um
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.