4
Yorum
23
Beğeni
4,6
Puan
287
Okunma
Düşmanlar dost olunca, komada ikbalimiz
Tanışınca gerçekle, korkutur ahvalimiz
Güneş, güneş olmazsa, yaman olur halimiz
Gurbetin cana mührü, ağrı mı evet ağrı
Elin gizi dillerden, ayrı mı evet ayrı
Gönlümüzden geçene, çare bulunmayarak
Üstelik düşlenince, göze görünmeyerek
Ömrümüzün boyunca, bizi düşünmeyerek
Gelmeyene can vermek, eğri mi evet eğri
Cayar oldum ikrardan, yeri mi evet yeri
En kutsal hedefine, bitmeyecek hevesle
Sevdasının uğruna, yürekten gelen sesle
Bırakarak her şeyi, vuslat kokan nefesle
Varlığım özden sana, çağrı mı evet çağrı
Sayende tatlı canım, sayrı mı evet sayrı
Zalimlerin elinden, işkence çekmek için
Korkuların hasıyla, hayattan bıkmak için
Doyasıya durmadan, canımı yakmak için
Bulutların hüneri, seri mi evet seri
Çıkmazı uğur bilmek sivri mi evet sivri
Şerefle tanışmayı, dikkate almayınca
Dünyalık imtihanın, farkında olmayınca
Kara toprak almadan, ölmeden ölmeyince
Düşlerimiz hiçlikten, geri mi evet geri
Ünsüzler ünlülerden beri mi evet beri
Benzeyeli çok olduk, musalladaki sala
Hatırlanmayan kullar, tutunmuyor bir dala
Yurda değer vermeyen, inanıyor masala
Belli ki onun tuzu, kuru mu evet kuru
Hayallerim düşümce, diri mi evet diri
Memleketin gün be gün, bozuldukça yargısı
Akılsız yaşayanın, değişmiyor algısı
Geldiğimiz noktada, Delibal’ın kaygısı
Başında başsız kişi, soru mu evet soru
Gölgeden korkar olduk, doğru mu evet doğru
DELİBAL – Celil ÇINKIR
Şairin Notu:
Bu şiir, hakikatin ağırlığına, insanın içinden çıkamadığı çelişkilere ve toplumun günden güne zayıflayan vicdan terazisine karşı yazılmıştır. "Doğru mu evet doğru" her kıtada tekrar eden bir iç ses değil; aynı zamanda bu çağın suskunluğuna karşı yükselen bir haykırıştır.
Her mısrada; zamanın bozulmuş değerlerine, gurbette ezilen ruhlara, unutulmuş vicdanlara ve göz göre göre terk edilen hakikatlere temas edilmektedir. Şiir, sorularla düşünceyi tırmalar, cevaplarla ise sarsıcı bir netlik sunar.
Tasavvufî arka planla beslenen bu yapı, modern dünyanın unuttuğu "ölmeden önce ölmek", "baş olmadan baş olamamak" ve "vuslatın nefesiyle dirilmek" gibi derin hakikatlere selam durur.
Bu şiir, bir yakınmanın değil; bir uyanış çağrısının şiiridir.
Doğru mu? Evet doğru.
— Celil Çınkır
5.0
86% (6)
2.0
14% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.