1
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
109
Okunma
Üstümden tır mı geçti ne bu hal anlaşılır şey değil
neyim var, içimden hiç bir şey geliyor
söylenecek sözlerim vardı benim sıraya dizmiştim
nereye bıraktım acaba, şu masanın üzerindeydi
aklım tutuldu, bir anda hepsini unuttum
İstanbul depresyonda mısın ne olur kulağıma fısılda
umut gül açar mı yeniden, güller kokar mı mis gibi
Bir şey söyle havadan sudan olsun, lütfen benimle konuş
gider mi üstümüzden bir gün hepimizi korkutan
devasa kara kanatlı kuş
Sapan lastiğine takılı kalbim, gerildi gerildi
göğsümden fırlayıp gidecek gibi
ağlanacak hallere ya bir daha gülemezsek ne yapacağız
bir çay mı demlesek, elmalı kurabiye mi yapsak
kırk yıl boyunca kahve falımıza mı baksak
İstanbul Fatihi Sultan Mehmet nerede göremiyorum
duruyor en ihtişamlı haliyle Süleymaniye
Mimarların mimarı Mimar Sinan da yanında mı
ellerim boş gidiyorum demişti Muhteşem Süleyman
birkaç kılıç kaftan tabak çanak mı geriye kalan
Kaçımız sevdalı bu şehrin taşına toprağına
hani altından yapılmıştı ya, sömüren sömürene
parselleyen parselleyene, her bir karışını ettiler talan
taşı aynen taş, toprağı aynen toprak, baktım ben,
inandırdılar mı sizi yoksa, Vallahi de yalan, Billahi de yalan!..
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (3)