8
Yorum
52
Beğeni
5,0
Puan
1285
Okunma
şimdi bütün şiirler kadar yorgunum Martha
elimi nereye atsam kuruyor. dediğim yerdeyim
üzgünüm. ve hiçbir şey fark etmiyor
alnımın üzerindeki boşluk içimi kemiriyor
daha da büyüyor dünya
geç kalınmış bir nasılsın sözcüğü kadar yalnızım
tozlu şifonyer kadar ihmal edilmiş
ayaklarımın altındaki izlere konuşuyorum kaç saattir
varmak diyorum kaç yara. kaç tükeniş
her şeyden mütevellit dudağımın kenarında oturmayı başarabiliyorum
bir su kenarında geyiklerin. kuşların gülümsediğini görüyorum
devasa bir ağaç gibi gökyüzüne bakan o üzüntülü insan olmayı seviyorum
vazgeçmek. bir ağacın adına verilmeli Martha
bu sabah aklıma geldi.
daha gözlerimin altına hayatın çilesini bile sürmemiştim
saliha bir uyanış olmalıydı anladığım kadarıyla
akmak gerekiyordu biliyorum bir sahil sekoyası gibi
yükseklere. bulutların bahçesine karışmalı
yüzünde. aşkı bitmiş ulu çınarların düşkün kökleri
yaş almayı gökyüzünün rengine vermeli
ortaya fazla karışığız. sezenin ulaşılmaz serçeleri gibi
dertli olmayı seviyoruz Martha
hesap etmeden
dümdüz. soluğunu kimseye emanet etmeden
gelişine
.
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.