0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
313
Okunma

Gizin saltanatlı siyahlığıyla âdeta üstüme yapışmıştı boğucu kelimeler.
Zamansız ölümleri kıtalar arası uzaklıkları
Ölüm çok soğuk bir rüzgârdır diyen seslenişleri
Yaşarken insana değer bilmeyenleri
Etrafı âdeta etten duvar örerek kuşatanları anlatırken sen beni adilce kutsadın...
Kanayan yaraları, büyük acıları, bekleyişleri, durgunlukları, beyhude gecelerin asiliğini
Körelmiş duygularla mavi deniz vaat edenleri
Gözyaşlarıma aldırmadan alın yazgımı bin bir parçaya bölenleri hiç usanmadan anlattım sana...
Sana aşkla bakan gözlerle uzattım ellerimi
Ellerinin sıcaklığını hissetmek bana mutluluğu kalıcı hüzünsüz gülüşleri hediye etmişti.
Tenim tenine değdiği vakitte söylediğin sözlerle İnan ki kalbim yerinden fırlarcasına sen beni kutsadın...
Vakit tam da nisanın ikinci günüydü
Üstüme zemheri yağmur akmaya başlamış
Caddelerde insanların kaçışlarını
Elleri kelepçeli, uzunca duvar arkalarında yatan suçsuzları
Kirpiğimden akan gözyaşlarını durduramazken
Samimi sohbetinle, umut veren ses tonunla
Hayatın ağır savaşından alıp götürürcesine sen beni ilahice kutsadın...
Mehmet ÖKSÜZ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.