3
Yorum
31
Beğeni
0,0
Puan
640
Okunma

.
Bakmayın takvimlerin beyan-ı baharına
Varlığını iyice hissettirdi kış bugün
Düştük yine topyekun o tefrika hârına
Hakkıdır kör şeytana haçlıdan alkış bugün
Tam zifiri boğacak, doğacak derken o tan
Öfkenin girdabına gömüldü yine vatan
Hilâli şen gördükçe hep heyecanla atan
Yüreğimde umudun avuçları boş bugün
Çağırınca nefisler kem kelamda yarışa
Kaos muteber olmuş, sevgi üç beş kuruşa
Vuruldu kanadından; gagasında barışa
Zeytin dalı taşıyan o bembeyaz kuş bugün
Kavgayla köreldikçe milletimin duyusu
Kazılan hep gelecek nesillerin kuyusu
Adım başı bir tuzak, her adımda bir pusu
Kederin en koyusu gönlüme nakış bugün
Kin, nefret ürettikçe sevgisiz sol yanımız
Garplıya neşe verdi rezillikte şanımız
İblisten aldığımız "Ahmaklık Nişanı"mız
Alnımızda bir leke, gözümüze yaş bugün
Bilirim ki ne desem ne öfkeyi dindirir
Ne sıkılan yumruğu açar, kolu indirir...
Lakin, emin olun ki; düşmanı sevindirir
Hırs ile kalkan eller, atılan her taş bugün!
Tefrika yaman ateş; dağladıkça har beni
Bahtım karalar bağlar, aramaz bahar beni
Öylesine hüzünlü, kederliyim ki yani
Neşem için her gayret beyhude uğraş bugün
Mecit Aktürk
Fatih Pınarbaşı Kardeşimden;
Ne şiirlerim vardı, yakıp yıkıp kestiler
Bahtım ile kaderim, düşman olup küstüler
Bitmeyen umudumu, idam edip astılar
Gözümde kanlı yaşlar, zehir oldu aş bugün
Anlatsam da faydasız, edindiğim dertleri
Gözlerim arar oldu, o Kahraman mertleri
Vatanından uzakta, yüreği bozkurtları
Bir araya gelmedi, Turan yine düş bugün
Sonsuz Teşekkürlerimle.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.