Tuz & Gözyaşı
yeni dünya düzeni
şehre düşen yağmurla birlikte Boğaz’ın üzerine anne eliyle serilmiş yeşil bir çarşafı andırıyor arka bahçemize ekilen biraz tuz.. biraz gözyaşı.. onyıllar öncesinden kalma emanet bir beylik tabancası misali "hünerli ellerin mahareti" okyanusun dibinde istiridyesinde saklı bir inci tanesi az sonra kaybolmak üzere olan rengarenk bir gökkuşağının -en ortasındaki koyu yeşili derine indikçe kırılıyor dalgalar derinleştikçe b’ölünüyor suyun sesi bir avazda çoğalıyor gökyüzü bir bıçak gibi kesiliyor dönence ay gidiyor kayboluyor tüm renkler sarıdan laleler.. maviden kelebekler.. biraz daha derine inersen kulağında kapanmaya yüz tutmuş bir küpe deliği olan bir genç kızın yüzündeki çığlığa rastlarsın saçları üç numaraya kazılı henüz gözleri çapaklı bir oğlan çocuğuna -parmakları dudaklarında kundaklanmış bir bebe gibi hayatlar heryerinden sımsıkıya bağlı ağlamak bile utanç verici biraz soluklanmaya izin var o da bir balık kadar -hür değil insan |
Günde görmek güzeldi
Tebrik ederim arkadaşım şiir yolculuğumuzda nice başarılar dilerim
Saygilarimla