Düşünmek kolaydır, yapmak zordur. dünyada en güç olan şey de düşünüleni yapmaktır. goethe
Oğuz Can Hayali
Oğuz Can Hayali

YILMAZ GÜNEY (9)

Yorum

YILMAZ GÜNEY (9)

0

Yorum

3

Beğeni

0,0

Puan

266

Okunma

YILMAZ GÜNEY (9)

“Zaman akıp gidiyor. Yılmaz Güney’i 9 Eylül 1984’te Paris’te yitireli tam kırk yıl olmuş. Ülkemizi ve nice hayatı, bu arada Yılmaz Güney’in ve bizim hayatlarımızı da mahveden 12 Eylül darbesinin üzerinden de kırk dört yıl geçmiş.
Yılmaz Güney 12 Mart’ı da 12 Eylül’ü de bedel ödeyerek yaşamış devrimci bir sanatçıydı. 1960’lı yılların “Çirkin Kral” efsanesinin ardından Türkiye’nin toplumsal, sınıfsal ve insani gerçeklerini evrensel bir sinema diliyle anlatmayı başaran, sinemamızda çığır açan bir öncü sanatçıydı.
‘ENDİŞE’
12 Mart’ın ardından afla serbest bırakılmış, işçi sınıfının içinde yaşayacağım diye Çeliktepe’de bir gecekonduya yerleşmiştim. Yirmi üç yaşındaydım. Bir gün Yılmaz Güney’in bir arkadaşı, Ali Aydın Çığ geldi, “Yılmaz Ağabey seni bekliyor” dedi, Acar Film’e gittik. “Arkadaş” filminin montajı yapılıyordu. Yılmaz Güney, “Emel gecekonduyu falan bırak, Güney Film’e gel, yapacağımız önemli işler var” dedi. Benim gecekondu ütopyam da böylece sona erdi. Sonra bir gün Adana’dan telefon etti. “Mevsimlik pamuk işçilerinin hayatını çekiyoruz. Sen de oynuyorsun, yarın uçağa atla gel” dedi. Ertesi gün “Endişe” filminin çekimlerindeydim.
Bu ani kararlar, hızlı adımlar ve yapmayı düşündüğü işin önünde engel kabul etmeyen tutum Yılmaz Güney’in önemli özellikleriydi. Yaptığına hep inandı, inanarak yaptı ve sinemamızda gerçekten yeni bir çığır açtı.“(Sayın yazar Ayşe Emel Mestci‘ nin 16 Eylül Pazartesi günü Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınladığı YILMAZ GÜNEY’İN BAKIŞI adlı köşe yazısının başından alıntıdır. Yazının tamamını okumanızı öneririm.)

Öldüğün
cüsseni toprağa verdiğimiz gün
doğan çocuklar
bugün 40 yaşındalar.

Ülken bugün darma-dağınık
karma-karışık bir filim gibi,
bekleniyor artık
birininin gitmesini, kâbusun bitmesini.

O gün biz
Kurtulacağız esaretten,
korku-yalan-talan ve baskılardan
onurumuza erişeceğiz
insanlığa yakışan
“Özgürlük” denen

Avazımızın çıktığınca,
gırtlağımız patlayasıya,
haykıra-haykıra aynı soruları soracağız,
mutlu olacağız;
Suçunu gizlediği,
cevabını vermediği.

Adı “Çıkmaz Sokak”
belkide “Dönüşü olmayan yol” olacak!
Bu filmin;
Orada özgür olma özlemi,
kucaklayacak bizi,
eminim.

Yada seçim gelecek,
yeniden seçecekler onu,
kalmadığından artık verecek,
vereceğim son donu.

Ama ne vazgeçeceğim düşüncelerinden,
ne unutacağım seni
nede yaşamı resmeden
gerçekçi filimlerini.

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Yılmaz güney (9) Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yılmaz güney (9) şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
YILMAZ GÜNEY (9) şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL