4
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
388
Okunma

Nişabur’da
Düz ovaya
Ebabil hıncı ile kuşlar konar
Sonsuz umarsız şarkılar demlerdi geceyi
Ah! güneşin katline vacip şehri Nişabur
Alnında kanayan yaraya
Acem ipeği sarsam
Doğurgan Hint kumaşı anılarını
Ben anlatsam
Sen dinlesen
Sızılı ve mağrur
Yesevi suskunluğun
Dert olsa içimde
Tozdan evlerinde büyüttüm
Göğsümdeki sancıyı
Leyl ve ardışık gün yansımaları
Mukaddes bir nur gibi düşerdi gözlerine
Yüzünde
Somun bereketi
Dilinde
Sabır isyanı
Yıllardır kar yağmadı bu şehre
Sonsuz bir mevsimin güncesi düştü
Toprağa
Ve ben sevdama inat
Dokundum ‘Eylül’e’
Sen anlattın ben dinledim
Sen anlattın
Yağmurun ‘de’ halinde koptum gittim üryan koynundan
Lakin
Mesafeleri saymaya gücüm yok
Ebcet günlükler tutuyorum
Mahi isyanlarla
Ve saçlarında al lüleler
Vuruyor beni
Perdesiz ve renksiz duruşuna
Saf tutuyorum asi kelime yangınlarında…
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.