0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
329
Okunma

.
ansırattan; hiş bişiyde hişbişiy yoğukana
yekdepden, durduk yerde, bi(r) yaygara
“müetdiş gelce(ğ)miş” deye yahay bi şayia
annadıklarına bakılı(r)sa
dev gibi, canavar gibi
i(n)san azmanı bişi(y)
herkeşlerin yüzlerinden okunuyoru
de(h)şetli bi ğorhu
en çok da hiş görmemişlerde
benim gibi hiş duymamışlarda
pürtelaş bi eftikleme
ne olacak acaba
bi(r) pulüm olabilir,
emme belki deği(l)dir,
hakgat mı, essah mı belli deği(l)
höylee o takika; gulakdan gulağa
bu söylenti,
hemi de (y)ıldırım fızıyna(n)
bi anda ortalığa yayılıvıdı
nası(l) emme,
var ya hö(y)le
herkeşlerin beti-benzi atıvıdı
hele de yeniyetmelerde
bizden böyükleri görünşe
öldüğ-öldük dirildik
bu tefa kesin b.ku yedik
vallahi billahi
.
her e(h)timala ğarşı
okul çağındaki herkeşleri
böyük çocuklar,
ö(ğ)retmen-bekci-mıhdar
yaşı güçcük yazılan goca-ğoca ğızlar
bi sınıfa dıkışdırdılarıdı
okula ğelmeyen zengin gızlarını,
güçcük yazdırılıp da
yaşı dutmayannarı
bi(r) sıraya
üç gişi yerine
dört-beş kişi otu(r)tdurlarıdı;
güssün, haçça, esmecik, güldane
aşadudu, medine, hesne, ümmü
zedef, mürüfet, kevser, remziye
cennet, zeynep, dudu, ülbüye, döndü
.
“mü(f)ettiş bir şiy sorarsa” endişesi
sesimizi, soluğumuzu kesdi
helecandan kalbimiz durayazdı
o ğün ö(y)lenden sonura ö(ğ)retmen;
böyük gızları kendi evine temizliğe
gufatlı o(ğ)lannar da bi seğirdiminen
mekdebin duvarlarını düzennemeye
odunnarı-modunnarı, etirafı
tufaletin suyunu irkmeye
bizi de sınıfda göz hapsine aldı ki
bi azametinen ellilik tahta cept(v)elini salladı
o ğadak olu(r) vallahi billahi
bakışlarıynan uruhumuzu teslim aldı
.
yarın okula erkenden,
tertemiz gelmen
ödevleri yapmadan gelin de
kesilcek dırnaklı,
kirli urbalı,
yirik papbalı
uzun saşlı
hırpani ğılıklı
erke(ği)seniz; ödev yapmadan,
ders çalışmadan
gelin de göreyin
“el mi yaman, bey mi yaman”
görür(r)sünüz
serseri itler
öküz o(ğ)lu öküz
eşşolu eşşekler
….
“- mü(f)ettişin sorduğunu bi(r) bilemen de;?!
“.!.”
“ben size hanyayı, gonyayı sorma(z) mıyın,
?
bi Perşembe ğünü öylenden sonura ilk dersde
ananızdan emdiğiniz südü “ey” de,
burnunuzdan fitil fitil getirmezsem n’olayın”
ne fakıtdır biz hala ayakdayız,
o evziniyo
neyeyse güplere biniyo
olur-olmaza sinirleniyo
o nere ğederse takip ediyo başımız
eller yana yapışık
“yan yatdık, çamıra batdık”
.
seniki durduk yerde bağırıyo
arada bi birilerini pataklayo
hıncınan, insafsız
tahda cebdeli endiriyo
sırtına
gafasına
gıçına
eline ensesine
..
gözü gısık her birimizi tek tek süzdü
hepiciğimize olmadık ne tehditler sıraladı,
sınıfcak biz hala ayakdayız,
o fırsat bulmuşken birilerini taha döğdü
her fırsatını buldukça söğdü
anasını-avradını
gelmişini geçmişini
yedi ceddini
o minval üzere saydı
biz hala ayakdayız
her yannarımız
ağrıdı-garıncalandı
çimkeşdi
garnımız a(ğ)rıdı,
yüzümüz kızardı,
soluğumuz daşdı,
vallahi, billahi
diz ba(ğ)larımız çözüldü
“vay anasını
demek ki
öğretmen okulunda böyle ö(ğ)retiyorlardı
ö(ğ)retmen değil öcü!”
.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.