0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
423
Okunma
Güneşten uzak, sisli, dolambaçlı bir yolda,
Yürüyorum bilinmeze doğru adım adım.
Sonu belli olmayan karanlık bir dehlizde
Yıllardır gidiyorum yorgun,endişeli bir hâlde
Bu nasıl bir yolculuk, her şey muamma?
Yaşadıklarım sanki sessiz bir rüya.
Arıyorum, lakin bir türlü ulaşamıyorum
Görmek isteyip de mahrum kaldıklarıma.
Çaresizce gidiyorum yönümü bilmeden,
Nereye varır sahiden bu gidişin nihayeti?
Korkuyorum artık bir adım daha atmaya,
Teslim etmek istiyorum Allah’a tendeki emaneti.
Dağılıyor birden sis, etrafımı görüyorum,
Anlıyorum ki her şey sessiz, her yer boş.
Kendi karanlık dünyamda hapsolmuşum;
Beden yorgun, çaresiz; ruhumsa nahoş.
Yılların gölgesinde kaybolan yitik bir iz gibi,
Gerçek hayattan silinip yok olmuşum.
Ne bir ses duyuyorum ne de bir nefes;
Yolun sonunda bir kafese girmişim gibi
Anlıyorum ki aslında yolun kendisi imiş çare,
Her adımda büyüyen sessiz bir dua.
Belki de aradığım, içimde saklı bir nehir,
Kendime döndükçe akacak o çölleşmiş ruhuma.
Şafağın eşiğinde gecenin hükmü biter de,bir gün
kurtulurum yıllardır mahkum olduğum kafesten.
Son bulur inşaallah bu meşakkatli, uzun yolculuk,
Kavuşunca nurlu aydınlığa, ,güler o kasvetli yüzüm
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.