0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
481
Okunma
YOLCULUK
Güneşten uzak, sisli ve sapa bir yolda,
Yürüyorum bilinmeze doğru adım adım.
Ucu görünmez, karanlık bir dehlizin koynunda;
Yıllarım geçti yorgun ve endişeli bir hâldeyim.
Bu nasıl bir yolculuk, her patika bir muamma?
Sanki yaşadıklarım sessiz, uzun bir rüya.
Ulaşmak istedikçe gözümdeki o nura,
Mahrumiyet dökülür hep biçare avuçlarıma.
Çaresizce yürüyorum yönümü seçmeden,
Nereye varır ki bu gidişatın nihayeti?
Korkuyorum artık bir adım daha atmaktan;
Teslim etmek istiyorum Allah’a,tendeki emaneti.
Birdenbire sis dağılır, etrafı görürüm,
Anlarım ki her şey sessiz, her yer boş.
Meğer kendi karanlık dünyama hapsolmuşum;
Bedenim bitkin ve yorgun, ruhumsa nahoş.
Yılların gölgesinde yitik bir iz gibi,
Gerçek hayatın sahnesinden silinmişim.
Ne bir ses gelir ötelerden ne de bir nefes;
Duyularım kaybolmuş sanki hissizleşmişim
Anladım ki yolun kendisiymiş çare,
İçten içe büyüyen özlemin adıdır dua...
Belki de aradığım, özümde saklı bir nehir;
Özüme döndükçe akacak çölleşmiş ruhuma.
Şafağın eşiğinde gecenin hükmü elbet biter de
Kurtulurum yıllardır mahkûm olduğum kafesten.
Nihayet bulur inşallah bu meşakkatli yolculuk;
Aydınlığa uyanınca bir gün ,güler o kasvetli yüzüm.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.