0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
656
Okunma

KEŞKE
Kayıptı aşk, mecnundan beri çöllerde
Kaf dağının ardında, gizemli dehlizlerde
Okuyordu ehli aşk, zaman zaman sadece şiirlerde
Mahzun bakışlarınla gönülden bakmasaydın öyle keşke…
Caddelerde parfüm kokusuyla boğulmuş dilberler
Yüksek ökçeli topuklarla devrilirken ince beller
Renk cümbüşüne teslim olmuşken endamlar
Kirpiklerinin altından süzmeseydin öyle keşke…
Nedimin aşk defteri tozlanmıştı epeydir
Divit, hokka aşk terennümünü unutmuş gibiydi
Kafiyeler, redifler gönül gözünden ıraktı
Aşkı derunum demeseydin ilk satırında keşke…
Gündelik heveslere teslim olan aşk paramparça olmuşken
Sevgi sözü ayaklara düşüp anlamsızca tekrar edilirken
Utanmaz bakışlar hoyratlaşıp fel fecir okurken
Aşk damlaları yanağında süzülmeseydi keşke…
Aşkın ne acısı kaldı ne hasreti
Tüketti kolaycılık akşamdan sabaha bekleyişi
Kalemler unuttu solgun yapraktaki renkleri
Postacı bıraktı yârdan gelecek kokulu nağmaleri
Sensizken diyarı gurbetteyim demeseydin keşke…
Kurumuş gül işaret olurdu sayfaların arasına
Gül işli mendiller, koku taşırdı yârdan yâra
Sinede taşınırdı gümüşten kolye gizemle bağırda
Gönül kapısını açık bırakmasaydın girdiğim gün keşke…
Aşktan elini çekmişti maşuklar benim gibi
Sahte kahkahalar sersefil etmişti hisler gibi
Yitikti arayanlar için Mecnun gibi Leyla gibi
Arayanda arananda benim demeseydin keşke…
Bir garip aşkın sahibiyiz artık seninle
Mecnundan nefes leyladan heves var ikimizde
Kalem mürekkep yazmak ister sanki eski hevesle
Ey sevgili daha önce çıkıp gelseydin keşke….
5.0
100% (1)