0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
437
Okunma
Öyküler biriktirdim dilimde
Biraz mutluluk olsun dedim kalemde
Meçhul bir kıpırdanma sinemde
Kalbim mi kırılan sadece bilmiyorum ki
Attım meçhule hayat oltasını
Çevirdim yarına günün sayfasını
Sardım boynuma geleceğin korkusunu
Ölümü göze almaya mecalim mi var
Baktım yeryuzune haki, gökyüzü mavi
Hayat dediğin nedir ne değildir sahi
Ah dünya, namerde muhtaç olmayalım kafi
Yine bir akşam üstü, üzerini örtüyor zaman
Bağrı yanık yaz güllerinin güneş yangınında
Yine bir oluşum üzüm salkiminda
Yürek almış gardını, çekinceler var adımında
Yaşamaya mecalin ölene dek ey gafil
Oturdum bir kenara, seyrederim dünyayı
Ne cabuk unuttum ki, öykündüğüm güyayi
Dost meclisinde gördüm gozlerde riyayı
Yaşadığımı yeniden yaşamaya mecalim mi var
Yaşamak bir sanatmış çok çok geç anladım
Sonsuzluğa giden bir yol.hikayesine kanadım
Yaralarımı içten içe sardım sarmaladım
Derdime dert eklemeye mecalim mi var
Sevgiye aç koynunu dedi uzaktan bir ses
Herkes gibi bir canım, bir yudum nefes
Açtım bağrımı es, akşamın rüzgârı es
Güneşin narında yanıp kavrulan bir canım
Gökte uçan kuşlarda yuvaya dönerken heyecan
Masmavi gökyüzüne hayran bu köhne can
Güneş kızıla bürüyor ufku, akşama uğruyor zaman
Bu güzelliği hisseden gözlerin ufkunda batacak gün
Tuncay....
5.0
100% (2)