14
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1683
Okunma
-Pusatında gecenin,
Yakalanmışım deli bir fırtınaya
Bundandır akbabalarla boğuşmam-
Kızılca kıyamette
Kapılmak umarsız rüzgârlara
Ve çığlık çığlığa hissetmek iliklerinde
Var gücüyle dolaşan sancıyı.
İçindeki alevi söndürüp söndürüp
Tekrar ateşe vermek, suyun yüzünü
Cehennem yangınlarında.
Aklımda bin bir ziyânla
Şaşmışım ‘kavanoz dipli dünya’ya’
Ben şaşsam ne ola?
O devam etmiş,
Kırbacını sırtıma vurmaya.
Pusulasını kaybetmiş, denizciyim şimdi
Ne yana gitsem, boran!
Ne yana gitsem, kara kış!
Sen, deniz!
Boğ beni sularında.
Sızan yaralarımı!
Parala girdabında.
Ey gökyüzü!
Sakla beni, zulanda!
Uyandır kör yüreğimi
Kan kırmızı kâbuslarında
Sar sarmala!
Mahpus et, ummanın karanlıklarında!
Ulaşmasın hiçbir ten, kadın ruhuma
Cennetin izleri kalsın sayıklamalarımda
Umut koksun kasımpatılarda
Ve, bir akşamüstü
Kaybet beni.
Yokluğun varlığında!