0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
371
Okunma
"Bekliyorum,
Zaman gece yarısını çoktan geçmiş,
Ben hâlâ bekliyorum.
Yoldan geçenleri bir bir sayıyorum,
Aslında her birinde biraz da kendimi arıyorum.
Birkaç gölge var orada,
O yaşlı ağacın altında,
Hepsi de yakmış birer sigara;
Karışıyor dumanları geçmişin tozlu sayfalarına.
Bakıyorum.
Bakıyorum...
Ayın şavkında tam seçilmiyor ki yüzleri,
Sanki zamanın silikleştirdiği birer hatıra her biri.
İkisi oturmuş, biri ayakta,
Diğeri…
O yerinde duramıyor, bir pişmanlık gibi hareket halinde sürekli;
Adımlıyor biteviye ömrümün çimleri üzerinde,
Bir ileri, bir geri…
Zaman gece yarısını çok olmuş geçeli,
Ben hâlâ bekliyorum.
Yolun başında belirdi iki kişi,
Yaklaşmaktalar bana,
Hah işte o, soldaki… hani o hiç gelmeyecek olan.
Yok yok, bunlar da yabancılarmış,
Kendi içimde gurbete düşmüşüm meğer.
Sabah yaklaştı.
Birazdan tan ağaracak ve ben hâlâ bekliyorum.
Bekliyorum…
Caminin ışığı da yandı bak,
Karanlık bir tövbe gibi çekiliyor aradan.
Ezan okuyacak hoca birazdan,
Dünya uyanacak ama benim gözlerim iyice ağırlaştı.
Uyku o kadar çok bastırdı ki...
Uyumak, her şeyi unutmak istiyorum.
Ama uyuyamam ki, uyanık tutmam gereken bir vicdan var.
Sabah oldu ve ben hâlâ beklemekteyim.
Bekliyorum çünkü sadece bu sokağın değil,
Kendi hayatımın nöbetindeyim."
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.