4
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
1112
Okunma
Bir gün dalmıştım derin bir düşünceye,
Sanki yaşıyordum geceden geceyi.
Dalmıştım yine nicelerden niceye,
Bir an hatırladım sizin o bahçeyi.
Yürüyordun incecik bir hıyâbandan.
Gidiyordun sanki küs bir insan gibi.
Yavaş yavaş gözümden kayboluyordun,
Çırpındım ben kanadı kırık kuş gibi.
Şâd olduğunu söylüyordu gözlerin.
O şehlâ gözlerin gülüyordu sanki.
Refakât istedim ah kabul etmedin.
Gittiğin o târikten dönmedin geri.
Bekledim penceremde senin dönmeni.
İstemez miyim dönüp gelmeni bana.
Çok bekledim gittiğin o hıyabanı,
Yalvarırım sevgilim üzme dön bana.
Baktım geri buraya dönmüyorsun sen,
Kalktım yerimden düştüm o hıyâbana.
Koştum koştum ah, senin arkansıra ben.
Bulamadım seni yoktun ortalarda.
Çaresiz oturdum bahçe duvarına
Yine derin derin tahâyyüle daldım.
Gördüm tebessümle koşuyordun bana
Ama sana kavuşamadan uyandım.
H.D.S.
Hıyâban :iki tarafı ağaçlı yol.
Şad : neşeli, sevinçli, mutlu.
Şehla : çirkin görünüşlü olmayan, kusurlu sayılmayacak ölçüde hafif şaşı olan (göz).
Refakat : birlikte bulunma, birlikte gitme, eşlik etme.
Tarik :yol
5.0
100% (8)