8
Yorum
27
Beğeni
5,0
Puan
561
Okunma

Kimi gördüysem bu dünyada, sevdaya hasret.
Harap etti kendini, bu yolda viran oldu.
Çektirdi çileyi, sundu sinelere zahmet,
Kurudu gönül çeşmesi, çiçekleri soldu.
Gönlüne nisbet edince, hali perişandır,
Viraneye dönen gönlü, aşkına pinhandır.
Suya kavuşan toprak, sevdasına dermandır.
Hasretle bakarken arkadan, sönüp kayboldu.
Altın kafesler içinde, feryad eder durur,
Bülbül hangi güle konmuşsa, O gül, O’nundur,
Hakkın kapısında bekleyen, naçar bir kuldur,
Hicran, hasret duyguları sevdasına yoldu.
Aşkının feryadı, ehl-i dünyayı ağlatır,
Yad-ı cemil olan sohbeti, kalbi dağlatır
Alimle sohbet etmek, ilim irfan çağlatır,
Cahille dost olunca, duygular harap oldu.
Ah-u feryad edince, adeta sema ağlar,
Gözleri dilhun olur, gönlü hicrana bağlar,
Aşkın ateşiyle yakar, yürekleri dağlar,
Hüzünlü aşıkların, gönlü kederle doldu.
Her zaman; hüzünden didesi giryan olurdu
Verseydin bir demet gül, bana canan olurdu,
Sevda duyguları, daima hüsran olurdu,
Yanan gönüller, esen fırtınayla savruldu.
Sevdaya hasret kalbe, yakın olur uzaklar,
İki gönül bir olunca, ne yapar tuzaklar,
Birbirine kavuşunca, bal olur dudaklar
Bir ömre bedel sevdalar, hüzünlerle doldu.
...andelip...
5.0
100% (18)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.