4
Yorum
26
Beğeni
0,0
Puan
806
Okunma
çıkmaz bir rüyanın
en görülmeyen yerinde. patika bir yola çıkıyorum
gözlerimin takip ettiği o soğuk insan yaralarına doğru.
burası. gidemediğim yüzlerce nehir kenarı
yeşili bitmiş ayaklarımın
hissettiklerim hoşlandığım şeyler değil
dertli bir dağ kekiğiyim
devam ediyorum kokmamaya.
külleri kalmış o köklü ağaç. yapraklarına üzülüyor
ben oturmuş. rüzgarın bana getirdiklerini dinliyorum
topraktan kuşlar
yağmurdan çiçekleri seviyor. ağızlarında kurumuş bir yığın gökyüzü.
hiç görülmeyene muhtaç oluyorum
en bilinmeyene
insan olduğumu unutuyorum
ıhlamurları ağırlayan derin çukurlar taşınıyor kalbime
içimde büyüyemeyen o tanıdık bitkiye ağlıyorum
bir vadi oluyor gözlerim
zehir zemberek. az önce yaşamaktan yorulduğum
ellerimin içinde büyüyen bir felaket
boynumda. gecenin bir başınalık rengi
hissetmekten öte
keskin bir karanlığa öylesine düşüyorum
yakalandığım bu son. son değil
koyulaşıyor yol
omuzlarım ufak bir tepe
aşıyorum kendimi
nehrin karşısında
bir güneyli esmer kız. gülümsüyor
çekik gözlü kalbiyle sesleniyor
görebildiğim kadar duyabiliyorum
duyabildiğim kadar işte
adında nihayete ermiş bir güzellik
ağaca duruyor
sese duruyor
kalbe iniyor
kanında maviyi andıran bir kırmızı
çıkılacak bir rüya değil bu
uzanılacak hiç değil
yüzüm sarmaşığı olan bir duvar
oturmuş. gözlerimin kenarındaki yaşları seviyorum
avuçlarımda
saçlarımın hüznü
.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.