8
Yorum
24
Beğeni
5,0
Puan
433
Okunma

Kardeşin kardeşe ihtiyacı var
Âlem-i cihâna duyurmadan gel.
İki tatlı kelâm yarayı sarar
Gönülden hissedip, çağırmadan gel.
Sahte dostlar çok olur var günüm de
Seni arar gözlerim dar günüm de
İsteyince dağlar durmaz önünde
Yüreğim acıyla bağırmadan gel.
Uzanan elimi koyma havada
Beni muhtaç etme yabana, yâd’a
Bekleyen çok, vurmak için sırada
Düşman kollarını sıyırmadan gel.
Ömrüm hasretinle ziyan olmadan
Karlar yağıp alım, morum solmadan
Güneş kararmadan, vakit dolmadan
Zaman ipliğimi eğirmeden gel.
Ben seni beklerim, sen kiminlesin
Unuttum yüzünü, duyulmaz sesin
Sana muhabbetim tutmadan yosun
Özlem yüreğimi kemirmeden gel.
Su gibi gel, sessiz, sakin akarak
Dağları devirip, setler yıkarak
Kardeş aramıza girmesin firak
Düşmanlar güçlenip, semirmeden gel.
Her fâninin birgün biter zamanı
Çok yakında gelir dönüş fermanı
Yetiş gel! Geçiyor ömür kervanı
Ecel can yükümü devirmeden gel.
Söylerim duyulmaz, susmak faydasız
Bir türkü tutturdum sözsüz, gaydasız
Bir gömlek giymişim kolsuz, yakasız
Ölüm ebediyyen ayırmadan gel.
Gel benim kardeşim, gel ömür kârım
Dağılsın kederim, dinsin efkârım
Neredesin çık gel, ey diğer yarım!
Kader son sayfayı çevirmeden gel.
Değdi canevime firkat kurşunu
Hicranî’m, öldürdün gönül kuşunu
Gel, koy ellerinle mezar taşımı
Kanım toprakları doyurmadan gel.
Nuriye Akyol
31/Mayıs/2021
Görsel alıntıdır.
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.