5
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
611
Okunma

Kara bulutlar sarmış her yanı, hep acı
Tüketiyorlar çılgınca yarınlara inancı
Olsun, kalkmasa da bir hayli üstümüzden
Ve sızdırmasa da gri bulutlar beklenen ışığı
Yüreğe işlemez, bir kıvılcım olsun içinde
Azlolunmak arzusu bitmez, yanar her gece.
Bir çocuk ağlamaklı ya, nasıl gülsün yüz
Bükülmüş beli insanlığın, hissedilir güz
Ne zaman değecek vicdanlara yaşanan dramlar
Farklılıkları bırakın bir, paydada insanlık var.
Kimler ki kendilerini daha bir görüyor yukarıda
Asırlardır bu kem bakış koydu bizleri kara kışa
Zenginlik ve renk katması gereken farklılıklar
Ayrımcılığa tuttu çanak, yaşanıyor türlü fenalıklar.
Göğün rengi dönecek elbette masmavi enginliğe
Bir uçurtma salınır, özgürlüğü rüzgârın önünde
Ve kalkacak kotası vicdanların, yeşerecek insanlık
Bunca zaman ötelendik, itildik ve sıradandık
Açılsın artık, lütuflara giden yoldaki kara sandık.
Ne zaman sorgulamaya başlarsa insan, yolu bulur
Çok geçmez biter karanlık, akan göz yaşı durur
Yalandan değil ve tüm canlılığıyla hissediştir
Beşerin şafağındaki güneş, ne güzel esenliktir.
Karanlık koyna konulur da yol yürünür mü
Bedbahtlık tesellisiyle hiç rota bulunur mu
Sabahın ilk ışıklarına doyumsuz özlemlerin
Cümlesinin yüreğindeki mutluluk unutulur mu.
Ne kadar da zor olsa şartlar, hep gitmez öyle
Ruha dolaşmasın sarmaşık gibi kötüleri ötele
Sakla ki kalbe yeniden ritim veren coşkuları
Elbet gün gelir, doldurursun haz veren muştuları.
Hayat dediğimiz kime oldu ki dörtbaşı mağrur
İçinde acıdan heceyi de barındır kiminde soldurur
Güne dönen yanını aramak, bulmak değil mi ömür
Şunu asla unutma ki, yüzünde açan tebessüm güldür.
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.